BÖLÜM I: GİRİŞ VE SÖZCÜK BİLİMİ (LEXICOLOGY)
1.1. Besmele Kavramı: Tanımı, Tercümesi ve Kur’an’daki Konumu
Besmele, İslami terminolojide $Bismill\bar{a}hirrahm\bar{a}nirr\text{ah}\bar{i}m$ lafzının kısaltılmış adıdır ve “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” anlamına gelmektedir.1 Bu ifade, İslam inancında sadece kutsal bir metin parçası olmanın ötesinde, her önemli ve meşru işe başlama eyleminin temelini oluşturur.
Besmele’nin Kur’an-ı Kerim’deki pozisyonu onun teolojik ağırlığını pekiştirir. Genel kabule göre, Besmele Fatiha Suresi’nin ve dolayısıyla Mushaf’ın ilk ayeti olarak kabul edilmektedir, ancak bu statü fıkhi ekoller arasında önemli bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Besmele, Tevbe (Berâet) Suresi hariç, Kur’an’daki bütün surelerin başlangıcında yer alır.1 Bu standart yerleşimin yanı sıra, Besmele Neml Suresi’nin 30. ayetinde, Hz. Süleyman’ın Sebe Melikesi’ne gönderdiği mektubun bir parçası olarak da zikredilmektedir.1 Besmele’nin geniş bir kullanım alanı bulması, sadece Kur’an okunması veya dua edilmesi ile sınırlı değildir; İslam âleminde yapılan her işe Allah’ın adıyla başlanması gerektiği inancının bir yansımasıdır.1 Günlük pratik hayatta ve halk dilinde, bu uzun ifadenin tamamı yerine genellikle “Bismillah” (Allah’ın adıyla) olarak kısaltıldığı görülür.1
1.2. Etimolojik Köken ve Dilsel Bileşenler
Besmele’nin etimolojik kökeni Arapça $b\text{-ismi-}\text{ll}\bar{a}hi$ (Allah’ın adıyla) ifadesine dayanmaktadır.2 İfade, dilsel olarak derin anlamlar taşıyan üç temel unsura ayrılır: Bâ harfi, İsim (Ism) ve Lafz-ı Celâl (Allah) ile Rahmân ve Rahîm isimleri.
Besmele’nin başlangıcındaki Bâ (ب) edatı, “ile”, “adına” veya “yardımıyla” anlamlarını taşır. Bu harf, dilbilgisi açısından Besmele cümlesini eksik bırakır ve bir gizli fiilin ima edilmesini gerektirir. Tefsirciler bu gizli fiili, o an yapılan işe göre doldurur: “Allah’ın adıyla [başlıyorum/yapıyorum]”.3 Bu dilbilgisel gereklilik, Besmele’yi salt pasif bir zikirden, aktif bir eylem beyanına dönüştürür ve bireyi yaptığı işin ardındaki iradeyi sürekli olarak İlahi Rıza’ya bağlamaya zorlar.3
Besmelenin Terkibi ve Kültürel Manası
Arapçada besmele mastardır. “Allahın adını anmak” anlamındaki tesmiye de besmele yerine kullanılır. Türkçede “besmele çekmek”, bismillah demek deyimleri besmeleyi okumak anlamına gelir. “Eûzu-besmele” ise, “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allaha sığınırım” anlamındaki “Eûzu billahi mine’ş-şeytâni’r-racim” cümlesiyle besmelenin ortak adıdır. İslam’dan önce Araplar işlerine bazen “bismi’l lât ve’l uzzâ” diye putlarının adıyla, bazen de “bismikellâhumme” diye başlarlardı. Kur’an-ı Kerim’deki Besmele ayeti nazil olduktan sonra Besmele son şeklini almış, Hz. Peygamber hayatının sonuna kadar hep bu ibareyi kullanmış, besmelenin yazıldığı ilk satıra başka hiçbir şeyin yazılmamasını da emretmiştir.
İslam’da gerek dünya gerek ahiret ile ilgili olsun her önemli ve meşru işe Besmele ile başlamak tavsiye edilmiştir. Hz. Peygamber bir hadisinde “Besmele ile başlanmayan her iş bereketsiz ve güdüktür (noksan kalır)” buyurmuştur.4 Bir Müslüman herhangi bir işe başlamadan önce Besmele çekmekle, “nefsim veya başka bir varlık adına değil Allah adına, O’nun rızası için ve O’nun izniyle başlıyorum” demek ister; O’nun Rahman ve Rahim isimlerinin tecelli etmesini beklediğini, böylece hem dünya hem de ahiret saadeti dilediğini, giriştiği işe güç yetirebilmesi için gerekli olan kudretin Yüce Allah tarafından ihsan edilmesini temenni ettiğini ve kendisinin devamlı olarak O’nun yardımına muhtaç olduğunu bildirmiş, böylece ezeli kudretin yardımını celp etmiş olur.3
İslam kültürü bir kimsenin her işe Allah adıyla başlamasını gerektirir. Eğer bu bilinçli bir şekilde ve samimiyetle yapılırsa, iki önemli sonuç doğurur:
- Kötülükten uzak tutar. Çünkü Allah ismi, kötü bir niyeti veya yanlış bir davranışı O’nun adını anarak yapmaya hakkı olup olmadığı konusunda düşünmesini sağlayacaktır.
- Allah’ın yardım ve nimetiyle karşılaşacak ve şeytanın aldatmalarından korunacaktır. Çünkü kim Allah’a yönelirse, Allah da ona yönelir.
“Bismillahirrahmânirrahîm” buyruğu, Yüce Allah’ın bu ümmete Süleyman (a.s)’dan sonra özel olarak indirmiş olduğu buyruklardandır. Kimi ilim adamı şöyle demiştir: “Bismillâhirrahmânirrahîm” şeriatın tümünü ihtiva etmektedir. Çünkü bu ifade, hem Allah’ın zatına, hem sıfatlarına delalet etmektedir. Allah’ın ismiyle başlanmayan bir iş, dinen yok hükmündedir.
1.3. Etimolojik Analiz: İsim ve Allah
Besmele’nin tam formu (Rahmân ve Rahîm sıfatlarını içeren formu) İslam’ın merhamet teolojisini vurgulayan özgün ve kesin bir teolojik kimlik beyanıdır.5 Besmele’nin yazım ve estetik anlayışının tekâmülü, Hat sanatı ve mimari ile daha da ilerlemiş, böylece kültürel ve sanatsal açıdan da mükemmeliyete ulaşmıştır.5
1.3.1. Besmeledeki “İsim” Kelimesinin Tefsiri
Besmeledeki Bâ (ب) harfi, gizli bir “başlıyorum” veya “okuyorum” fiiline bağlıdır. Allah’tan yardım dileyerek başlıyorum veya okuyorum yahut Allah’ın adına okuyorum demektir. İsim kelimesi ise yükseklik anlamındaki “sümüvv”den gelir. İsim, varlıklara ad olan kelimeye denir.
İsim aslında sözlük anlamıyla bir şeyin zihinde doğmasını sağlayan işaret ve alamet demektir. Yaygın görüşe göre, ismin aslı “sümüvv”, “yücelik” maddesidir. Kısacası “sümüvv” kökünden türemiş “ism”e bu adın veriliş sebebi, sahip olduğu güç sebebiyle sözün diğer iki kısmı olan harf ve fiilden üstün olduğundan dolayıdır.
1.3.2. Allah (الله) Lafz-ı Celâli Üzerine
Allah (الله) lafzı, Yüce Yaratıcı’nın özel adı olan Lafz-ı Celâl’dir. Arapça’da $Ra\text{a}b$ (Arbâb) ve $Ill\text{a}h$ (Alehaa) gibi kelimelerin çoğul versiyonları bulunmasına rağmen, Allah lafzının çoğul versiyonu bulunmaz. Bu durum, Allah’ın birliğini ve benzersizliğini (Tevhid) pekiştirir.6
Allah kelimesinin kökü ilah‘tır. İlah, lügatte hak olsun, batıl olsun, mabud (tapılan) demektir. İlah kelimesi sükunet bulmak anlamına yine aynı kökten gelir. Çünkü gönüller, Allah’ın zikriyle huzur ve ruhlar O’nun marifetiyle sükunet bulur.
Allah lafzı Cenab-ı Hakk’ın ismi âzâmıdır. Çünkü bütün sıfatlarla sıfatlanır. Mevla’nın diğer isimlerinin hepsi O’nun sıfatları yerinde kullanılmıştır. Nitekim Kur’an “En güzel isimler Allah’ındır, onlarla Allah’ı çağırınız” ve “De ki; Allah diye çağırın veya Rahman diye çağırın (hangi ismiyle) çağırırsanız sonunda en güzel isimler onundur” 7 diye buyurmuştur.
Allah lafzı, Yüce ve mübarek Rabbin özel ismidir ve bütün kemal sıfatları ondadır. Bu mübarek kelime başka hiçbir varlığa isim olamaz. Ve başka bir kelime ile tercüme de edilemez. Besmele ile başlamak, sadece O’nun sözünün geçerli olduğunu ifade eder. Allah ismi uluhiyet (ilahlık) vasfından değil, ilahlık ve mabudiyet (tapılmaya layık olma) vasfı ondan alınmıştır. Allah, ibadet edilen zat olduğu için Allah değil, Allah olduğu için, kendisine ibadet edilir.
BÖLÜM II: İLAHİ İSİMLERİN TEOLOJİK DERİNLİĞİ
Besmele’nin kalbini oluşturan $Er\text{-Rahm}\bar{a}n$ ve $Er\text{-Rah}\bar{i}m$ isimleri, Allah’ın merhametinin iki farklı ancak tamamlayıcı boyutunu tanımlar ve İslam teolojisinde Rahmet kavramının evrensel ve özel yansımalarını gösterir.
2.1. Er-Rahmân (Rahmetin Sonsuz Kaynağı)
Rahmân, rahmetin sonsuz ve sınırsız kaynağı olup, özünde sonsuz rahmet sahibi olandır.7 Kelimenin kök manasında “yufka yürekli olmak, acımak” gibi beşeri duygusal unsurlar bulunduğundan Allah’a nispet edildiğinde “Sonsuz merhametiyle lütuf ve ihsanda bulunan” şeklinde anlam verilmiştir.
Bu sıfatın ifade ettiği rahmet, Evrensel Rahmettir; dünyada mümin ve kâfir ayrımı yapılmaksızın, yaratılmış her şeye son derece acıyan ve nimet veren bir sıfattır.8 Rahmân, mahlûkatına şefkat ederek onlara rızkı veren, belaları uzaklaştıran, takva ehlinin rızkını artırmayan ve facir (günahkar) kişiye günahından dolayı rızkını eksiltmeyendir.
Rahmân, Allah’ın zâtî (özüne ait) isimlerdendir ve dolayısıyla bu isim hiçbir mahlûka isim olarak verilemez.8 Rahman ve Rahim isimlerinin ikisinin birden Allah’tan başkasına nispet edilmesi mümkün değildir. Kur’an’da Rahmân isminin vurgulanması, İsra Suresi 110. ayette olduğu gibi, bu isimle de yakarışın meşru olduğunu teyit eder: “İster Allah diye yalvarıp yakarın ister Rahmân diye: O’na hangi biriyle yalvarırsanız yalvarın ama unutmayın ki en güzel nitelikler ve tüm mükemmellikler O’na mahsustur”.7 Yüce Allah’ın Rahman sıfatı, Kur’an-ı Kerim’de Allah ismine denk tuttuğu yegâne sıfatıdır.
2.2. Er-Rahîm (Nihai Merhamet Sahibi)
Er-Rahîm, Allah’ın rahmetinin daha özel ve şartlı boyutunu ifade eder ve Özel Rahmet olarak nitelendirilir. Rahîm, ahirette yalnız iman edenlere nihai derecede merhamet edecek olan hakiki nimet sahibi, verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük nimetlerle mükâfatlandırıcı anlamındadır.8 Rahîm isminin ifade ettiği rahmet, Rahmân’ın lütfu olan başlangıç rahmetini iyiye kullanarak çalışanlara bir mükâfat olmak üzere verilir.8 Rahîm, Allah’ın fiilî (eylemle ilgili) isimlerdendir ve bu nedenle başkasına isim olarak verilmesi caizdir.8
Rahîm, “çok merhametli, rahmeti bol” demek olup bu sıfatla kullar da nitelenebilir. Allah’ın rahim sıfat ismi O’nun, daha ziyade kullarının gelecekte elde etmek üzere hak ettikleri, layık oldukları sınırsız rahmetini, lütuf ve merhametini ifade etmektedir. Tıpkı Yüce Allah’ın, “Kullarıma haber ver ki, ben gerçekten mağfireti bol ve rahim olanım. Benim azabım da elbette en acıklı azaptır” (Hicr, 15/49-50) ayetlerinde olduğu gibi, korkutma (Rab) ve teşvik (Rahman/Rahim) niteliklerini bir arada zikretmiş olur.
Klasik tefsir geleneğinde yaygın olan görüş, Rahmân’ın dünyadaki genel lütfu (teleolojik olarak varoluşun nedeni), Rahîm’in ise ahiretteki özel mükâfatı (ahlaki eylemin karşılığı) ifade etmesidir.8 Rahim adının muhtevasında Allah’ın adaleti, cezası ve mükâfatı vardır. Bunun için Besmele’nin tamamı, kulun işini er-Rahmân sıfatıyla (başlangıçta lütuf) ve er-Rahîm sıfatıyla (sonuçta mükâfat) muamele eden Allah’a bıraktığını ifade eder.
2.3. Teolojik İhtilafın Analizi: Rahmet Farkının Nüansları
Rahmân ve Rahîm arasındaki teolojik fark, sadece dünyevi ve uhrevi kapsamla sınırlı kalmaz, aynı zamanda sıfatların doğası üzerine derinlikli dilbilimsel ve felsefi yorumları da beraberinde getirir.
İbn Abbâs, bu iki ismin birbirine çok yakın olduğunu ve birinin diğerinden daha fazla rahmet ifade ettiğini belirtmiştir.9 Bununla birlikte, Hattâbî gibi alimler, bu sıfatların yumuşaklık (Rıfk) anlamına geldiğini öne sürmüşlerdir.9 Bu yumuşaklık (Rıfk) görüşü, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) “Muhakkak Allah refik (yumuşak merhametli) dir, rıfkı sever” hadisiyle desteklenmektedir.10
Rahmân ve Rahîm isimlerinin Besmele’de bir araya gelmesi, kozmik düzenin temelini atar. Rahmân evrenin nedensiz lütuf üzerine kurulu olduğunu (varoluşsal teminat), Rahîm ise adil karşılık üzerine kurulu olduğunu (ahlaki sorumluluk) beyan eder.
Table 1: Er-Rahmân ve Er-Rahîm İsimlerinin Teolojik Karşılaştırması
| Özellik | Er-Rahmân (Rahmetin Sonsuz Kaynağı) | Er-Rahîm (Nihai Merhamet Sahibi) |
| Kapsam | Evrensel (Dünyada mümin-kâfir ayrımı yapmaksızın) | Özel (Ahirette ve nimetleri iyi kullanan müminlere mahsus) |
| Niteliği | Zâtî İsim (Sadece Allah’a özgü, başkasına verilemez) | Fiilî İsim (Başkasına isim olarak verilebilir) |
| Rahmet Türü | Şartsız, başlangıç rahmeti (İradeye bağlı olmayan lütuf) | Şartlı, mükâfat rahmeti (İyi amellere karşılık gelen ödül) |
| Örnek Tecellisi | Yaşama, nefes alma, rızık verme, güneşin doğuşu | Cennet, bağışlanma, ahiret saadeti |
BÖLÜM III: KUR’AN’DAKİ STATÜSÜ VE MEZHEP HÜKÜMLERİ (FIKH)
Besmele’nin Fatiha ve diğer sureler bağlamında ayet statüsü, İslami Fıkıh (Hukuk) alanındaki en köklü ve pratik sonuçları olan ihtilaflardan biridir. Bu tartışma, özellikle namazın geçerliliği ve cünüp durumunda Kur’an metnini okuma hükümlerini etkilemiştir.11
3.1. Besmele’nin Ayet Olup Olmadığı Tartışması
Besmele-i şerifin Kur’an’dan olduğundan asla şüphe yoktur, zira Neml Suresi’nin otuzuncu ayetinde açıkça geçmektedir.1 İhtilaf, Besmele’nin Neml Suresi’ndeki durumundan bağımsız olarak, Fatiha’nın ilk ayeti mi, yoksa her surenin başından bir ayet mi olduğu hususundadır. Besmele’nin ilk ayet kabul edilmesi, ayet sayısını yediye tamamlayarak Hicr Suresi 87. ayetteki “tekrarlanan yedi ayeti” ifadesini doğrular.12
3.2. Sünnî Fıkıh Ekollerinde Ayet Statüsü ve Fıkhî Görüşler
Sünni fıkıh, Besmele’nin statüsüne dair üç ana görüş etrafında toplanmıştır:
1. Şafiî Mezhebi (Her Sureden Ayet Kabul Edenler)
Şâfiîlerin çoğunluğu, Tevbe hariç sure başlarındaki her Besmele’nin ayrı birer ayet olduğunu ve özellikle Fatiha Suresi’nin ilk ayeti olarak kabul edilmesi gerektiğini benimser.11 Bu görüşe göre Fatiha’nın yedi ayetinden birincisi Besmeledir. Bu nedenle namazda Besmele olmadan Fatiha’nın okunması farz hükmün yerine gelmemesine yol açar.11 Şafiîler, Besmele’yi sesli namazlarda sesli (cehri), sessiz namazlarda ise sessiz (sırri) okumayı farz kabul ederler.13 Şafiilerin bu görüşüne delil olarak, Hz. Peygamber’den naklolunan, Besmele’nin Fatiha Suresi’nin ayetlerinden biri olduğuna dair hadisler gösterilir.
2. Hanefî Mezhebi (Müstakil Ayet Kabul Edenler)
Hanefilere göre Besmele, Fatiha’dan bir ayet değildir. Ancak, surelerin arasını ayırmak amacıyla nazil olmuş, Kur’an içinde yer alan müstakil bir ayettir.11 Hanefiler, Besmele’nin namazda Fatiha ile beraber açıktan okunmadığına dair hadislerin, onun Fatiha’dan bir ayet olmadığına delil olduğunu savunur. Hanefi mezhebinin en sıhhatli görüşü, Besmele’nin bütün surelerden ayrı başlı başına bir ayet olmasıdır. Bu nedenle, namazda Besmele’nin Fatiha’dan önce sessiz (sırri) olarak okunması sünnet kabul edilir.11 Hanefiler, Fatiha’nın bir parçası olduğu anlaşılmasın diye, kıraati yüksek sesle okunan namazlarda dahi onu gizli okurlar. Besmele’nin her namazda okunması vacip değildir, fakat her Kur’an okunuşunun ve her önemli işin başında okunması sünnettir.
3. Malikî Mezhebi (Ayet Değildir/Okunması Mekruh Görenler)
Malikîler, Besmele’nin müstakil bir ayet olmadığını ve sadece Kur’an-ı Kerim’e sure başlarında okunmak üzere yazıldığı görüşünü kabul ederler.11 Bu mezhebe göre, farz namazlarda Besmele’nin terkedilmesi mendup, okunması ise mekruhtur.3 Malikiler, Hz. Peygamber ve Raşit Halifelerin namazda Besmele’yi açıktan okuduğuna dair delil bulunmadığını ve Medine halkının geleneğine dayanarak, sure başlarındaki Besmele’nin ne Fatiha’dan ne de diğer surelerden bir parça olmadığı görüşünü ileri sürmüşlerdir. Bundan dolayı namazda ne yüksek sesle ne de gizli okunması uygun olmaz demişlerdir.
4. Hanbelî Mezhebi (Ortalama Görüş)
Hanbelî fukahası, Besmele’nin sure başlarında yazılı bulunan müstakil bir ayet olduğu ancak surelerin bir ayeti olarak değil, sureleri ayırmak için indiği görüşünü paylaşır.11 Hanbelîler, Besmele’nin okunmasının Fatiha’yı eksiltmeyeceğini ve namaz kıraatinde yer alabileceğini belirtmişlerdir.11 Ancak Hanbelîler de Hanefiler gibi, namazda Besmele’nin gizlice okunup açıktan okunmayacağı görüşündedirler.11
3.3. Fıkhî Hükümlere Etkisi ve Hades-i Ekber Durumu
Besmele’yi ayet olarak gören cumhur (Hanefî, Şâfiî, Hanbelî), hades-i ekber sahibi (cünüp) olan bir kimsenin Besmele’yi diğer ayetler gibi okumasını haram kabul eder. Ancak, Besmele’yi ayet olarak kabul etmeyen Mâlikîler nazarında, cünüp kimsenin Besmele okuması mübah (caiz) kabul edilir.11
Table 2: Besmele’nin Kur’an’daki Statüsü Hakkında Dört Mezhep Görüşü
| Mezhep | Fatiha’daki Statüsü | Sure Başlarındaki Statüsü | Namazdaki Kıraat Hükmü (Fatiha Öncesi) | Hades-i Ekber Hükmü |
| Şafii | Fatiha’nın birinci ayetidir (Farz).[11, 14] | Tevbe hariç tüm surelerin ilk ayetidir.11 | Farzdır (Sesli namazlarda sesli okunur).13 | Cumhur görüşü: Haram (Ayet olduğu için).11 |
| Hanefi | Müstakil bir ayet değildir.11 | Sureleri ayırmak için inen müstakil bir ayettir.11 | Sünnettir (Sessiz/Sırrî okunur).3 | Cumhur görüşü: Haram (Ayet olduğu için).11 |
| Maliki | Ayet değildir.11 | Ayet değildir.11 | Terketmek mendup/Okumak mekruhtur.[11, 14] | Mübah (Ayet kabul edilmediği için).11 |
| Hanbeli | Müstakil bir ayettir, Fatiha’ya ait değildir.11 | Sureleri ayırmak için indirilmiştir.11 | Fatiha’yı eksiltmez, gizli okunur.11 | Cumhur görüşü: Haram (Ayet olduğu için).11 |
BÖLÜM IV: İBADET VE GÜNLÜK HAYATTAKİ UYGULAMALAR
Besmele, bir Müslüman’ın hayatındaki neredeyse her eylemi kutsallaştıran ve düzenleyen temel bir uygulamadır.
4.1. Namazda Besmele Uygulamaları
Namazda Besmele okuma pratiği mezheplerin görüş ayrılığının en somutlaştığı alandır: Şâfiî mezhebinde farz, Hanefî ve Hanbelî mezheplerinde sünnet/müstakil ayet, Mâlikî mezhebinde ise mekruhtur.14
Müfessirler, Besmele hakkındaki bu görüşlerin aslında bir birine oldukça çok yakın olduğunu ve hepsi de Besmele’yi açıktan okuyanın da gizliden okuyanın da namazının sahih olacağında görüş birliğine sahip olduğunu belirtmişlerdir.
4.2. Günlük Yaşamda Besmele Çekmenin Hükümleri
Besmele çekmenin hükmü, işin doğasına göre farzdan harama kadar bir yelpazede yer alır.15
Farz veya Vacip Olanlar: İslami usule göre hayvan keserken veya ava ateş edilirken/köpek salınırken Besmele çekmek farzdır.15 Kurban kesen kimse Besmele’yi kasten terk ederse, Hanefi mezhebine göre bu hayvanın eti yenilmez. Cenab-ı Hak, “Üzerlerine Allah’ın ismi anılmamış olanlardan yemeyin, çünkü onu yemek yoldan çıkmaktır” (Enam, 6/121) buyurmuştur.
Sünnet veya Mendup Olanlar: Namaz dışında Kur’an okumaya başlarken (eûzü ile birlikte) 3, yemek yemeye, abdest almaya 3, dua okumaya ve diğer faydalı işlere başlarken Besmele çekmek sünnettir.4
Kur’an tilaveti söz konusu olunca ilk şart istiaze, ikincisi besmeledir. İstiaze, kıraat anında şeytanın vesvesesinden korunmak, besmele de Allah’ın adının bereketiyle okunandan hayır ummak içindir. Yüce Allah, “Rabbinin adıyla oku” (Alak, 96/1) emriyle Besmele ile okumayı yükümlü tutmuştur. Namaz dışında Kur’an okumaya başlarken, sure başlarında ise euzu-besmele okumak âlimlerin çoğuna göre sünnet, bazı imamlara göre ise vaciptir. Yalnız Tevbe suresinde Besmele okunmaz.3
Haram Olanlar: Besmele, meşruiyeti onaylama işlevi gördüğü için, haram veya yasaklanmış fiillere başlarken kullanılması kesinlikle yasaktır (Haram/Küfür).15 İçki içmek, gasp edilen veya çalınan bir şeyi yemek gibi yasak fiillere Besmele ile başlamak, onları meşru saymak anlamına geleceğinden haram kabul edilir. Hafifletilmek üzere yani yapılan bir hata ve yanlışı Allah’ın ismini anmayı küçümseyerek Besmele getiren kimse kâfir olur.
4.3. Hadis Perspektifinden Besmele’nin Önemi ve Faziletleri
Besmele’nin manevi gücü, birçok hadis-i şerifte vurgulanmıştır:
- Bereketsizlikten Korunma: Hz. Peygamber (s.a.s.), “Bismillahirrahmanirrahim ile başlamayan her anlamlı iş, bereketsiz ve sonuçsuzdur (noksan kalır)” buyurmuştur.4
- Manevi Koruma ve Bereket: Besmele ile yenen yemeğin bereketli olacağı 16 ve Besmele ile eve girildiğinde şeytanın “Bu eve girmeme imkan yok” diyerek geri döneceği rivayet edilmiştir.16 Ayrıca Besmele ile işe başlayanın günahlarının affolacağı 16 ve bin kere Besmele okuyanın dört bin büyük günahının affolacağı da belirtilmiştir.16
- Bir İşe Başlama Bilinci: Bir işe başlarken kişinin, anlamını bilerek ve inanarak Besmele okuması Allah’ın bol ve tükenmez merhametinin kendisiyle birlikte olduğunu hissetmesi anlamına gelir ki, bu, hayata dair hem olumlu ve umut dolu bir bakış sağlar hem de en zor işleri insanın gözünde kolaylaştırır. Büyük işler başara bilmenin ilk ve en etkili adımı kuşkusuz o işin başarılabileceğine inanmaktır.
Table 3: Besmele Çekmenin Yapılan İşe Göre Fıkhî Hükümleri
| Eylem Türü | Hüküm (Genel Kabul) | Açıklama / İstisna |
| Hayvan Kesimi/Avlanma | Farz/Vacip 15 | Kasten terk edilmesi, hayvanın etini haram kılabilir (Hanefi). |
| Faydalı İşlere Başlama (Yemek, Okuma, Abdest) | Sünnet/Mendup [3, 4] | İşin bereketini artırır; terk edilmesi işi noksan bırakır.4 |
| Kur’an Tilavetine Başlama | Sünnet (Eûzü ile birlikte) 3 | Tevbe Suresi’ne başlarken çekilmez.3 |
| Namazda Kıraat (Fatiha Öncesi) | Farz (Şafii), Sünnet (Hanefi), Mekruh (Maliki) 14 | Mezhep ihtilafına göre namazın geçerliliğini doğrudan etkiler. |
| Haram ve Yasak Fiiller | Haram veya Küfür 15 | Haram fiili meşru sayma anlamına gelir. |
BÖLÜM V: TASAVVUF VE MANEVİ HİKMETLER
Besmele, İslam’ın mistik geleneğinde lafzi anlamının çok ötesinde, kozmik bir sırrı ve ilahi Vahdet (Birlik) bilgisini taşıyan bir anahtar olarak kabul edilir.
5.1. Besmele’nin Manevi Merkeziliği
Besmele’nin manevi faydaları, ruhsal huzur ve sükûnet sağlamayı içerir.17 Bilinçli ve niyetli okunuşu, Allah’a olan teslimiyeti pekiştirir.17 Bu dua, kalbe dinginlik ve rahatlama sağlarken, aynı zamanda günahlardan arınma vesilesi olup 17, kulun sürekli olarak Rabbimizin rahmetine sığınmasını ve manevi temizlenmeyi sağlar.17
5.2. İbn Arabi ve Harflerin Ezoterik Anlamı
Muhyiddin İbn Arabi gibi büyük mutasavvıflar, Besmele’nin harflerinin ontolojik ve ezoterik anlamlarını araştırmışlardır.18 Tasavvufi düşüncede Besmele, İlahi Esmâ’nın tecellisinin ve tüm varoluşun (kevn) başlangıcının bir kodudur.
Bu ezoterik yorumun en çarpıcı örneği, Şah-ı Merdan Ali’ye atfedilen sözlerde görülür. Bu sözlerde, tüm semavi kitapların sırrının Kur’an’da, Kur’an’ın sırrının Fatiha’da, Fatiha’nın tüm esrarı Besmele’de ve Besmele’nin sırrının ise “Bâ” harfinde toplandığı belirtilir.19
5.3. “Bâ” Harfinin Altındaki Nokta Sırrı
Alevi ve Hurufi geleneklerde Besmele’deki “Bâ” harfinin altındaki nokta, tüm kozmik bilginin merkezi olarak görülür. Hz. Ali’ye atfedilen ünlü sözde, “İlim bir nokta idi, cahiller onu çoğalttı,” denir ve bu nokta, İlahi ilim ve irfanın, adaletin özü ve özetidir. Bu nokta, kâinata dair bütün sırların merkezini ve Vahdet’in (Mutlak Birlik) kendisini temsil eder.19
Ezoterik açıdan, “B’nin altındaki nokta insan olduğuna göre, içsel, özden içeri yani öz içinde özü aramak demektir.” Bu, Besmele’nin okunmasını sadece dışsal bir eylem (Zahir) değil, aynı zamanda varoluşun birliğine (Bâtın) ulaşma çabası olarak görmeyi gerektirir.19
5.4. Besmele’nin Ayrıntılı Manevi Hikmetleri ve Esrârı (Havass Yorumları)
Dualara başlarken, herhangi bir işe başlarken ve hayatın her safhasında dilimizden düşürmeyeceğimiz “Besmele-i Şerif” okumanın birçok bilinmeyen sırrı vardır. Ehli ilim, ehli vukuf ve ehli keşif kimselerle, âlimler ve arifler tarafından şimdiye kadar keşfedilebilen birtakım sırları ve hikmetleri, bu geleneğin derinliğini göstermektedir.
Bu husustaki hadisleri ve diğer bilgileri göz önüne alarak, Besmele’nin keşfedilebilmiş veya keşfedilememiş birçok sırrının ve hikmetinin bulunduğuna inanılmaktadır. Bu manevi gelenekte, Besmele’nin bilinçli, itikatlı ve abdestli olarak okunması, haramdan sakınmak şartıyla, birçok fayda ve koruma sağladığına inanılır.
Besmele’nin 63 Sırrı (Geleneksel ve Ezoterik Faydalar)
- Âdem (a.s)’a ilk gelen ayet Besmeledir. Keza Kuranı Kerim de Besmele ile başlamaktadır.
- Müminlerin Sırattan “Besmele” yardımı ile geçecekleri söylenir.
- Cennet davetiyesinin imzasının “Besmele” olduğu söylenir.
- Peygamber Efendimiz (ve onun yolundan gidenler, keza hocalar) “doğan her çocuğa “Besmele” okur, çocuk da söyleyince, Allah Teâlâ, çocuğun ve anasının ve babasının ve hocasının Cehenneme girmemesi için senet yazdırır” buyurduğu nakledilir.
- Namazda, “Sübhaneke” okuduktan sonra “Fatiha” suresini okumadan önce “Eûzü-Besmele” okumak sünnettir. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: فَاِذَا قَرَاْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجٖيمِ “Şimdi, Kur’ân okumak istediğin zaman, hemen o kovulmuş Şeytan’dan Allah’a sığın (‘Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm’ de).” (Nahl, 16: 98)
- Haram olduğu kesin olan şeylere (şarap içmeye veya domuz eti yemeye) “Besmele” çekerek başlamak küfürdür.
- Hayırlı ve iyi işlere “Besmele” çekerek ile başlanmalıdır!
- Besmele 19 harftir. Bu da Cehennemin bekçileri olan zebanilerin sayılarına denktir. Kim Besmeleyi çok okur, bunu alışkanlık haline getirirse yüce Allah, o kimseyi zebanilerden korur. Ayrıca okuyanın rızkını çoğaltır, dünya ve ahirette makam ve mevkiini arttırır.
Önemli bir iş ve istek için Besmele okuyacak kişi, bilerek ve isteyerek haram yememiş ve tam bir itikat ile şüphe duymadan, kalben inanarak ve teslimiyet içinde, abdestli olarak okumalıdır.
10. Besmeleyi günlük hayatta dilinden hiç düşürmeyenin, yüce Allah ölüm acısını hafifletir; kabir sorularını basitleştirir, kabir azabından korur, hesabı kolay ve zahmetsiz olur.
11. Besmeleyi, kişi yatmadan abdestli olarak 21 kere okursa, o gece; şeytan, cin, insan şerrinden, yangından, zelzeleden ve eceli gelmemişse ani ölümden emin bir şekilde uyur; gece boyunca güven içinde olur.
12. Besmele saralı birinin sağ kulağına 41 defa okunursa saralı kişi kendine gelir.
13. Besmele zalim ve adaletsizlik yapan hâkimin yüzüne karşı 50 defa okunursa, okuyana karşı hâkim baş eğer, hâkimin şerrinden güven içinde olur.
14. Besmele halis bir niyetle 70 defa yağmur yağması için okunursa yağmur yağar.
15. Besmele 100 defa büyülü veya ağrı çeken birine her gün okunursa Allah büyüyü ortadan kaldırır, ağrıyı geçirir.
16. Bir arzusu, isteği olan Besmeleyi 113 defa cuma günü hatip minberde iken okur ve hatiple dua eder ve isteğini talep ederse arzusu yerine gelir.
17. Besmele 313 defa pazar günü güneş doğarken, abdestli olarak, kıbleye yönelerek okur ve 100 defa Resul-i Ekrem Efendimize (s.a.v)’e salât-ü selam okursa, okuyanın rızkı artar, genişler.
18. Besmele, 787 defa isteğinin olması, düşmanlardan kurtulmak, bir musibetin kalkması için niyet ederek okunursa, istek yerine gelir.
19. Besmele oruçlu olarak 787 defa hiç kimsenin olmadığı bir yerde, kıbleye yönelerek okunur ve buna 7 gün devam edilirse okuyan kimse arzu ve isteğine kavuşur.
20. Besmele 40 gün sabah namazının ardından kalkmadan 2500 defa okunursa, okuyanın kalp gözü açılır, esrar ilimlerine vakıf olur.
21. Besmeleyi günde 1000 defa okuyanın hem dünyada, hem de ahirette Allah ihtiyaçlarını yerine getirir.
22. Besmeleyi her gün sabah ve gece 1000 defa okumaya devam eden; sıkıntıdan, üzüntüden ve hatta sıkıntılı bir yer olan hapisten bile kurtulur.
23. Besmeleyi 12000 defa okuyup, her 1000 de 2 rekât namaz kılıp ihtiyacını dilerse, isteği yerine gelir, ihtiyacı karşılanır.
24. Güneş doğarken güneşe karşı oturup 300 defa besmele, 300 defa salavat getiren her işinde başarılı olur ve rızkı çoğalır, bereketlenir.
25. Besmeleyi 786 defa bir bardak suya okuyup, muhabbet ve sevgisi istenilen kişiye içirilirse, içenin kalbinde okuyana veya niyetine okunana karşı sevgi ve muhabbet meydana gelir.
26. Besmeleyi 786 defa bir bardak suya okuyup 7 gün sabah güneş doğarken içilirse içen kişinin zihni açılır, unutkanlığı gider.
27. 40 Gün riyazet yaparak, tam bir teslimiyet ve itikat ile sabah namazının ardından 2500 defa “Besmele” okuyan kişi, ilim ve hikmet sahibi olur, her şeyi rüyasında görür ve diğer insanların sahip olmadığı birtakım sırlara vakıf olur.
28. Besmeleyi gece yarısı 786 defa 7 gece okuyanın niyet ettiği şey gerçekleşir, isteğine kavuşur.
29. 14 gün oruçlu olarak riyazet yapan kişi, her vakit namazının ardından 1000 defa besmele okumaya devam ederse, yüksek ruhani varlıklarla konuşabilir, onlardan istediğini sorup öğrenebilir.
30. Bir hastanın şifa bulması için Besmele okumak gerekiyorsa, hastaya 1000 defa besmele okunur. Sonra 1000 defa Fatiha Suresi, 1000 defa Salavat okunur ve hastanın şifaya kavuşması için dua edilir.
31. 7 gün ara vermeden 786 defa “Besmele” okuyup isteğini Allah’tan dileyenin isteği yerine getirilir.
32. Önemli bir arzusu ve isteği olan kişi, temiz ve tenha bir yere çekilip aşağıdaki tertibi uygularsa isteğine kavuşabilir:
a) Önce Abdestli olarak kıbleye yönelir ve 1000 defa “Besmele” okunur.
b) Sonra hacet namazı niyetiyle Allah rızası için 2 rekât namaz kılınır.
c) Namazdan sonra “Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecmaîn” diyerek salavat getirilir.
d) Salavatlar bittikten sonra isteğini Allaha iletilir.
e) Bundan sonra 1000 defa besmele okuyup tekrar 2 rekât namaz kılınır.
f) Arkasından tekrar Salât-ü selam okur ve dua edilir.
g) Bu şekilde tekrar ederek 12000 besmele ve 11 Salat-ü selam okur, sonra isteğini Allah’tan isterse, dileği yerine gelir, istediğine kavuşur.
33. Borçlu olan veya rızkı dar olan kişi, ceylan derisi üzerine, safran, misk ve gülsuyu karışımı mürekkep ile Besmeleyi yazıp ödağacı ve amber ile tütsüledikten sonra üzerinde taşırsa yokluktan ve darlıktan kurtulur.
34. Bir cam kâse veya bardak içine 40 besmele yazılıp zemzem suyu ile doldurduktan sonra karıştırarak silinir ve hastaya içirilirse inşallah hasta şifaya kavuşur.
35. Çocuğu olmayan veya sürekli çocuk düşüren bir kadın âdetinden temizlendikten 3 gün sonra bir kâğıda 110 defa “Besmele” yazılıp üzerinde bulundurur ve o nüsha üzerinde iken ilişkiye girerse kadın hamile kalabilir. Çocuk dünyaya gelinceye kadar besmele yazılı nüshayı üzerinde taşırsa zorluk çekmeden doğum yapabilir. Keza, eşinin düşük yapması sonucu çocuk sahibi olamayan bir adam, bir kâğıt üzerine 60 defa Besmele yazıp üzerinde taşırsa Allah’ın izniyle çocuğu yaşar.
36. Tarlanın verimini ve bereketini arttırmak için bir kâğıda 101 Besmele yazılır ve tarlaya gömülürse hem bereket hâsıl olur, hem de doğal afetlerden korunur. Yetişme devresi zarara ve afete uğramadan tamamlanır. Meyvesi, sebzesi güzel ve bol olur.
37. Besmele 81 defa yazılıp uykusunda korkan çocuğun boynuna asılırsa korkusu kalmaz.
38. Besmele 35 defa yazılıp eve veya iş yerine asılırsa o yerin bereketi artar. İş yerinin kazancı çoğalır. Cin, şeytan şerrinden, yangından, kötü gözle ve zararlı bakışların şerrinden, haset ve nazardan korunur.
39. Bir kâğıt üzerine 1000 defa Besmele yazıp üzerinde taşıyan kimse, düşmanlarına karşı heybetli görünür, korku salar; dostlarının yanında sevgi ve saygısı artar. Halk arasında şerefli ve saygı duyulan bir kişi olur.
40. Besmele, 70 defa bir ölünün üzerine okunursa kabir azabı hafifler, Münker ve Nekir in sorularına cevap verirken zorluk çekmez.
41. Besmele, kurşun üstüne 3 defa yazılıp balık avlamak için kullanılırsa balık avı bereketli olur.
42. Mavi bir bez parçası üzerine “Besmele” yazılıp bir ucu yakılarak cin zulmüne uğramış kişiye koklatılırsa cini konuşturulur.
43. Besmele sığabildiği kadar bir kaba yazılıp, içine su doldurup saralı bir kişinin üzerine dökülürse onun şeytanı yakılmış olur.
44. Besmeleyi kapısının üzerine yazan kişi helak olmaktan kurtulur.
45. Besmeleyi 600 defa bir kâğıda yazıp üzerinde taşıyan kişi; insanlar arasında heybetli olur, hürmet görür.
46. Besmeleyi 625 defa bir kâğıda yazıp taşıyan kişiye kimse kötülük yapamaz, zarar veremez.
47. Bir iş girişiminde bulanacak kişi 51 Besmele okuyup görüşmeye giderse iş görüşmesinde başarılı olur.
Bu husustaki usul, 50 Besmeleyi önceden okuyup hazırlamak ve hiç konuşmadan 51. Besmeleyi de görüşme yapılacak yere girerken odaya üflemek veya kişiye doğru üflemektir.
48. Besmele İsmi Azamın anahtarıdır ve başlangıcıdır. Her kim ki besmele ile işe başlar ise her türlü hayır ve hak kapısını açmış olur. Her kim işine besmele ile başlarsa şeytanı bulunmuş olduğu yerden defetmiş olur. Her kim ki Besmele ile işe başlarsa bütün fitne ve fesat kapılarını Cenabı vacibü’l-vücut hazretleri o kimseye kapatır.
49. 786 Besmeleyi şerifeyi zikretmeğe devam ederse her muradına erişmiş olur.
50. 786 Defa okumaya devam ederse Allah Teâlâ o kimseyi muhafazası altına almış olur.
51. Bir mümin her gece yatarken 21 defa besmeleyi okur ise her türlü afattan, bela ve musibetten hırsızdan ve yangından, ani ölümden korunmuş olur.
52. Bir zalimin yüzüne karşı 51 Besmeleyi okursa o zali¬min şerrinden kurtulmuş olur.
53. Mümin bir kimse inanarak sabah namazından sonra 600 besmele ile 600 Salavatı şerifeyi de beraber okursa hiç aklına gelmediği yerden bir rızık kapısı açılmış olur.
54. 786 defa besmeleyi şerif bir bardak suya okunup içirilirse o kimse başkalarının yanında çok sevilir ve Muhabbetli olur. Yedi gün tekrar ederek okuyup içer ise sevgi ve muhabbeti artar, herkese hoş görünür.
55. 786 besmeleye devam eden bir kimsede eğer vesvese mevcut ise Allah Zülcelal Hazretleri ol kimseden vesveseyi kaldırır. Bu işlemi bir bardak suya okuyup yedi gün yedi gün soyunu içer ise o kimseden vesvese kal¬kar.
56. 786 defa besmele suya okunup aklî dengesinde belirli bir şuursuzluk olan kimseye içilirse Allah’ın izniyle şifa bulur. Yedi gün devam edilmelidir.
57. 786 defa besmeleyi şerifeyi sabah namazından sonra yedi gün devam ederek okuyup suyunu yedi gün içer ise o kimsenin kafası daha iyi çalışır ve ezberlemek istediği her şey aklında kalır.
58. 2500 defa hiç bir kimseye bir kelam etmeden sabah namazından sonra okumaya devam ederse ol kimsenin Allah Teâlâ kalp gözünü açar. İnsanlar arasında farklı bir merhale kat etmiş olur.
59. 40 defa temiz bir kâğıda besmeleyi şerif-i misk ve safran ile yazıp suyun içine koyulur ve bu su hastaya içirilir ise şifa bulur. Su olarak zemzem veya yağmur suyu kullanınız.
60. 35 besmeleyi her kim ki kâğıda yazarak evine veya iş yerine levha yaparak asar ise o mekânda kaza, yangın musibet, şer oradan def olur. Ol yerde hayır ve bereket olur.
61. 141 besmeleyi Muharrem ayının ilk çarşamba günü yazarak üzerinde taşır ise ol kimseyi ömür boyu her türlü kötülükten, bela ve musibetten korunmuş olur.
62. 1000 defa her namazdan sonra besmeleyi okumaya devam eder, iki hafta da oruç tutar ise ol kimse manevi varlıklar ile söyleşi yapar.
63. Eşler veya arkadaşlar arasında birbirine karşı sevgileri azalıp dargınlık ve kırgınlık hâsıl olsa, aralarını düzeltmek için 7 badem içine “Ya Rahim” yazıp üzerine 31 defa da besmele okuduktan sonra sevgisi az olan tarafa yedirilse aralarında sevgi ve tatlılık hâsıl olur.
BÖLÜM VI: KÜLTÜREL VE SANATSAL YANSIMALAR
Besmele, İslam medeniyetinin görsel kültüründe ve halk inancında kalıcı izler bırakmıştır.
6.1. İslam Hat Sanatında Besmele
Besmele, İslam Hat Sanatı’nın (Calligraphy) merkezinde yer alır. Hz. Peygamber’in “Bismillahirrahmanirrahim’i özenerek güzel yazan kişiyi Allah affeder” hadisi 12, hattatları bu kutsal ifadeyi en estetik formlarda işlemeye teşvik etmiştir. Besmele, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Sülüs, Celi gibi hat türlerinde yoğunlukla kullanılmış, özellikle Celî yazılar mimari eserlerde büyük tezyinî unsurlar olarak yer almıştır.5
6.2. Mimari ve Gündelik Kültürde Kullanımı
Besmele’nin mimari yapılarda, özellikle cami ve türbelerde kapı ve pencere üzerlerinde, levhalar halinde çini panolarda ve taş/ahşap yüzeylerde kullanılması 5, bu ifadenin sadece ruhani bir başlangıç değil, aynı zamanda kültürel bir koruma ve kutsama sembolü olduğunu teyit eder. Besmele, aynı zamanda İslamî halk edebiyatı ürünlerinde (Mevlid-i Şerif ve Güvercin Destanı gibi) söze başlarken temel bir nükte olarak kullanılmıştır.20
6.3. Besmele’nin Numerolojik Yorumu (786)
Besmele’nin numerolojik olarak yorumlanması, özellikle Hindistan alt kıtasında yaygın bir uygulamadır. Arap Numerolojisi (Ebcet hesabı) adı verilen bir sistemde, Arap alfabesindeki her harfe sayısal bir değer atanır.21 Bu sistem uygulandığında, “بسم الله الرحمن الرحيم” cümlesindeki harflerin sayısal değerlerinin toplamı 786 sonucunu verir.21 Bu sayı, Hindistan alt kıtasından birçok Müslüman tarafından Besmele’nin yerine geçecek kutsal bir sembol olarak kabul edilmiş 21 ve ‘merhamet ve bereket’ dileğiyle yazılı eserlerin başında kullanılmıştır.21 Ancak, İslam alimleri bu sayının Kur’an veya Sünnet’te herhangi bir dini dayanağı veya özel anlamı olmadığını, dolayısıyla İslam’la doğrudan bir ilgisi bulunmadığını açıkça belirtmişlerdir.21
6.4. Besmele’nin İbrahimî Bağlamı
Besmele’nin temel lafzı olan “Bismillah,” Arap Hristiyanlar tarafından da bilinen ve kullanılan bir ifadedir. Arapça İncil çevirilerinde (Yuhanna İncili) $bismill\bar{a}h$ ifadesinin kullanıldığı tespit edilmiştir.6 Bu, “Allah’ın Adıyla” başlama geleneğinin Arap monoteizminin ortak mirası olduğunu gösterir. Ancak Besmele’nin tam halindeki (Rahmân ve Rahîm ile) benzersizlik, İslam’ın İlahi sıfatlara dair teolojik tanımını kesinleştirir.
BÖLÜM VII: SONUÇ VE BÜTÜNLEŞİK YORUM
Besmele, 19 harflik yapısıyla, İslam teolojisi, hukuku, mistisizmi ve sanatını birleştiren merkezi bir ifadedir. Bu kapsamlı analiz, Besmele’nin sadece bir başlangıç formülü değil, aynı zamanda bireyin etik ve ontolojik duruşunu belirleyen temel bir İslami beyan olduğunu ortaya koymaktadır.
Besmele, Fıkıh için bir hüküm, Akaid için bir teolojik beyan ve Tasavvuf için bir sır işlevi görerek disiplinler arası bir mükemmeliyet sergiler. Her bir disiplin, bu kutsal metin parçasını kendi amaçları doğrultusunda kullanırken, hepsinin vardığı ortak sonuç, kulun eylemlerinde sürekli olarak Tevhid bilincini (Allah’ın birliği bilinci) taşıma zorunluluğudur.
Besmele çekmek, bireyin kendi gücünün kısıtlı olduğunu kabul etmesi (Allah’sız bizler birer hiçiz) ve tüm meşruiyet, güç ve yardımı Rahmân’ın sonsuz lütfuna ve Rahîm’in özel mükâfatına bağlamasıdır.4 Bu bilinç hali, gündelik hayatın seküler ve kutsal arasındaki ayrımını ortadan kaldırır. Besmele çekilemeyen işlerin haram kabul edilmesi 3, onun sadece ritüel bir eylem değil, aynı zamanda ahlaki ve etik bir yaşam filtresi olarak işlev gördüğünü teyit eder.
Cenab-ı Hakk, “Bismillahirrahmanirrahim” düsturunu her şeyin bir anahtarı gibi ihsan etmiş ve bu kanunu, edep ve terbiyeyi bütün İslam ümmetinin önemli işleri ve ihtiyaçlarının başında uyacakları kıymetli bir gelenek kılmıştır. Müslüman, Besmele ile iç içe yaşayan bir kimsedir; Besmele, onun nefes alışından bütün hayatının her kademesine kadar hâkim olan kutsal bir metindir.
