LGBT+ Çelişkisi: Müslümanım ama Eşcinselleri Savunuyorum

 Sadakallahul azim: Azim olan Allah ne güzel ne doğru söyledi.

İslam dininde eşcinsellik açık bir şekilde yasaklanmıştır. Allah, Lut kavmini eşcinsel davranışlarından dolayı lanetlemiştir ve bu olay, eşcinselliğin İslam dininde ne kadar ciddi bir günah olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, bir müslümanın Allah’ın lanetlediği bir davranışı savunması, dinimizin temel prensiplerine tamamen aykırıdır.

“Müslümanım ama Eşcinselleri Savunuyorum”

Eşcinsellik, İslam dininin ahlaki değerlerine tamamen zıttır. Kur’an-ı Kerim ve Hadislerde açık bir şekilde ifade edildiği gibi, eşcinsellik islama göre ahlaksız bir davranıştır ve Allah’ın yasakladığı bir eylemdir. Eşcinsellik, insanın doğasına aykırıdır ve doğru bir yaşam tarzı olarak kabul edilemez.

Müslümanlar olarak, İslam dininin ahlaki değerlerini ve ilkelerini savunmakla yükümlüyüz. Bu, eşcinsellik gibi haram davranışların normalleştirilmesine izin vermememiz anlamına gelir. Eşcinsellik, İslam dininde açık bir şekilde yasaklanmıştır ve bizim bu konuda farklı bir görüş benimsememiz mümkün değildir.

Ayrıca, eşcinsellikten dolayı lanetlenen Lut kavmi hikayesi, eşcinselliğin ne kadar ciddi bir günah olduğunu göstermektedir. Allah, bu davranışı lanetleyerek, insanların bu günaha bulaşmasını önlemek istemiştir. Dolayısıyla, bir müslüman olarak bizim de eşcinselliği normal karşılamamız ve bu tür davranışlara karşı tavır sergilememiz gerekir.

Bazıları, eşcinselliği savunmanın hoşgörü ve kabulün bir işareti olduğunu düşünebilirler. Ancak bu, islami açıya ters bir düşüncedir. Doğal dengeye her müdahale güzel maskesi dahi olsa kötüdür. Eşcinsellik, bir kişinin doğal cinsiyetine uygun olmayan bir davranıştır ve İslam dininin ahlaki değerlerine aykırıdır. Eşcinsellik gibi günah davranışları hoşgörüyle karşılamak, günahın normalleşmesine ve yayılmasına olanak sağlamak anlamına gelir.

Sonuç olarak, bir müslüman olarak, eşcinsellik gibi haram davranışların normalleştirilmesine ve savunulmasına izin vermememiz gerekiyor. Allah, eşcinselliği açık bir şekilde yasaklamıştır ve bizim de bu konuda bilinçli olmamız ve doğru olan değerleri kabul etmemiz gerekiyor. Eşcinsellik, islama gore insanın doğasına aykırı bir davranıştır ve İslam dininin ahlaki değerlerine tamamen zıttır. Bu nedenle, bir müslüman olarak, eşcinselliği savunmak ve normalleştirmek gibi bir davranışı kabul etmemiz mümkün değildir.

Bazıları, eşcinsellikle ilgili tavırların değişmesi gerektiği ve insanların bu davranışı kabul etmesi gerektiği düşüncesini savunabilirler. Ancak bu düşünce, İslam dininin temel prensiplerine ve ahlaki değerlerine aykırıdır. Eşcinsellik, açık bir şekilde yasaklanmıştır ve bu yasağı kabul etmek, doğru olanı savunmak anlamına gelir.

Bir müslüman olarak, eşcinsellik gibi haram davranışları normalleştirmemiz gerekiyor. Bu, toplumda doğru olanı savunmak, ahlaki değerleri korumak ve insanları yanlış davranışlardan korumak anlamına gelir. Eşcinsellik gibi günah bir davranışın normalleştirilmesine izin vermek, insanların doğru olanı kaybetmesine neden olabilir ve islami acidan toplumun ahlaki çöküşüne yol açabilir.

Sonuç olarak, bir müslüman olarak, eşcinselliği normalleştirme veya savunma gibi yanlış bir tutum sergilemememiz gerekiyor. İslam dininin ahlaki değerlerine uygun bir yaşam tarzı benimsemeli ve doğru olanı savunmalıyız. Eşcinsellik gibi haram davranışlara dogru bakis acisi getirmek, toplumun ahlaki değerlerinin korunmasına ve insanların doğru olanı bulmasına yardımcı olabilir.

Eşcinsellik Tedavi Edilebilir Bir Hastalık Mıdır?

Eşcinsellik İslam’da açıkça yasaklanmış ve lanetlenmiştir. Bu, Müslümanlar için kesin bir gerçektir ve bu gerçeği reddetmek, İslam’a ve Allah’a karşı gelmek anlamına gelir.

Eşcinsellik, İslam’a göre bir günahtır ve bir çirkindir. Bu, bilimsel araştırmalar tarafından da doğrulanmıştır. Eşcinselliğin psikolojik, fizyolojik ve hormonal nedenleri vardır ve tedavi edilebilir bir hastalıktır düşüncesi yaygındır.

Bu nedenle, eşcinselliğe çözüm bulmak için tedavi yöntemleri uygulanabilir. Psikolojik tedaviler, terapiler ve hormon tedavileri, eşcinselliği tedavi etmek için kullanılan yöntemlerdir. Bu yöntemler, eşcinselliğin nedenlerine ve kişinin bireysel durumuna bağlı olarak değişebilir.

Ancak, bu tedavilerin başarısı, kişinin kendi iradesine ve kararına bağlıdır. Eşcinsellik bir hastalık görüşü olsa da, tedavi etmek için kişinin kendisinin istekli olması ve çaba göstermesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, eşcinsellik İslam’da açıkça yasaklanmış ve lanetlenmiştir. Bu, Müslümanların kabul etmesi gereken bir gerçektir. Ancak, kişinin kendisinin de çaba göstermesi ve istekli olması gerekmektedir.

Çocuk Eşcinseller, Cinsel Kimlik Seçimi

Çocuk eşcinseller hakkında konuşmak bile, insanın vicdanını rahatsız eden bir konudur müslümanlar için. Bu durumda, çocukların kimliklerini henüz belirlemedikleri, tamamen gelişim aşamasında oldukları gerçeğine rağmen, eşcinsel bir cinsel yönelim sergilemeleri, bu durumun doğal olmadığına dair açık bir kanıttır.

İslam dini, cinsel yönelimin bir tercih olmadığını, doğuştan gelen bir şey olduğunu öğretir. Dolayısıyla, çocukların cinsel yönelimlerini seçtikleri iddiası, İslam dininin öğretilerine ve doğaya aykırıdır. Çocukların henüz tam olarak gelişmediği, kendi kimliklerini belirleme sürecinde olduğu bu dönemde, eşcinsel bir cinsel yönelim sergilemeleri, onların karşılaşabilecekleri zorluklar, acılar ve ızdıraplarla dolu bir hayatı seçmeleri anlamına gelir.

Bu nedenle, İslam dininin öğretileri, insanların cinsel yönelimlerini seçemediklerini, ancak doğal olarak var olan bir şey olduğunu kabul eder. Dolayısıyla, çocukların henüz tam olarak gelişmemişken bir cinsel yönelim seçmeleri islama göre doğru değildir ve yanlıştır.

Eşcinsel çocuklar için çözüm olarak, İslam dini, çocukların psikolojik ve sosyal desteğe ihtiyaçları olduğunu öğretir. Onların doğal eğilimlerine saygı duymak, ancak aynı zamanda İslam’ın öğretilerine uygun bir hayat sürmelerini sağlamak önemlidir. Bu, çocukların sağlıklı bir şekilde büyümelerine ve gelişmelerine yardımcı olacaktır.

Sonuç olarak, çocuk eşcinsellerin varlığı ve cinsel yönelimleri, İslam dininin öğretileriyle uyumlu değildir. Bu durumda, çocukların doğal eğilimlerine saygı göstermek ve onlara doğru psikolojik ve sosyal desteği sağlamak, ancak aynı zamanda İslam dininin öğretilerine uygun bir şekilde hayatlarını sürdürmelerine yardımcı olmak önemlidir.

Popüler Kültür Eşcinselliği: Neden Eşcinsel Olduğunu Bilmiyorlar

Popüler kültür, eşcinselliği normalleştirme yolunda ciddi bir rol oynamaktadır. Hollywood filmleri, televizyon dizileri, şarkı sözleri ve diğer popüler medya araçları, eşcinselliği normal bir yaşam tarzı olarak sunarak, toplumda ciddi bir etki yaratmaktadır. Bu etki, özellikle gençler üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilmektedir.

Popüler kültür eşcinselliği normalleştirirken, insanların neden eşcinsel olduğunu anlamalarını da engellemektedir. Eşcinselliğin nedenleri hakkında çok az araştırma yapılmış olsa da, bilinen bazı olası nedenler vardır. Bu nedenler arasında genetik faktörler, hormonal faktörler, çevresel faktörler ve psikolojik faktörler bulunmaktadır.

Ancak, birçok insan eşcinsel olduklarını “seçtiklerine” inanmaktadır. Bu, cinsel kimlik seçimine inanan insanlar için yaygın bir düşüncedir. Ancak İslam perspektifinden bakıldığında, cinsel kimlik seçimi yanlıştır. İslam’a göre, insanlar cinsel kimliklerini seçemezler, doğdukları cinsiyete göre erkek veya kadın olurlar. Cinsel kimlik seçimi, insanın yaratılışına müdahale etmek ve Allah’ın yarattığı bir düzeni değiştirmek anlamına gelir. Bu nedenle, İslam, cinsel kimlik seçimini kesin bir şekilde reddetmektedir.

Sonuç olarak, popüler kültür eşcinselliği normalleştirirken, insanların neden eşcinsel olduğunu anlamalarını da engellemektedir. İslam’a göre, eşcinsellik bir ayıptır ve cinsel kimlik seçimi kabul edilemez bir yanlıştır. İslam, insanları Allah’ın yarattığı düzene uymaya, kendilerini geliştirmeye ve doğru yolu izlemeye çağırmaktadır.

Anne ve Baba Rolü Kayboluyor, Psikolojik ve Sosyolojik Bir Hezeyan mı Yaratılıyor?

Eşcinselliğin normalleştirilmesiyle birlikte, anne ve baba rolleri kayboluyor ve psikolojik ve sosyolojik bir hezeyan yaratılıyor olabilir. Çünkü eşcinsellik, doğal olarak oluşan bir cinsel yönelim olarak kabul edilemez islama göre. Bu nedenle, eşcinselliği normalleştirmek, insanların doğal cinsel yönelimlerini bırakmalarına ve cinsel kimliklerini seçmelerine izin vermeyerek, psikolojik ve sosyolojik bir kargaşa yaratabilir.

Ebeveynler, çocuklarının eşcinsel olmalarına sebep olan faktörleri araştırmak yerine, çocuklarını eşcinsel olmaya teşvik etmektedirler. Bu, çocukların zihinlerinin şekillenmesini engeller ve onları kim olduklarına dair kararlar verme sürecinden alıkoymaktadır. Böylece, eşcinsellik normalleştirildiğinde, insanlar doğal cinsel kimliklerini yaşama özgürlüklerini kaybederler.

Bunun yanı sıra, eşcinselliğin normalleştirilmesi, anne ve baba rollerinin kaybolmasına ve aile kurumunun zayıflamasına yol açabilir. Aile, toplumun temel taşıdır ve anne ve baba rolleri, çocukların sağlıklı bir şekilde büyümeleri için gereklidir. Eşcinselliğin normalleştirilmesi, ebeveynlerin rolünün önemsizleşmesine ve çocukların doğal aile yapısından uzaklaşmasına neden olabilir.

Sonuç olarak, eşcinselliğin normalleştirilmesi, insanların doğal cinsel yönelimlerini bırakmalarına ve cinsel kimliklerini seçmelerine izin vermeyerek, psikolojik ve sosyolojik bir hezeyan yaratabilir. Anne ve baba rollerinin kaybolması, aile kurumunun zayıflamasına yol açabilir ve çocukların doğal aile yapısından uzaklaşmasına neden olur. Bu nedenle, eşcinselliğin normalleştirilmesi, toplumumuzun sağlıklı bir şekilde işleyişini ve insanların doğal cinsel yönelimlerini takip etme özgürlüklerini engeller.

Çocuk Gelişiminde Anne ve Baba yerine İki anne/ İki baba

Eşcinsellik, bir çocuğun doğru bir şekilde gelişmesini engelleyebilecek ciddi bir problemdir. Eşcinsel ebeveynliği savunanlar, çocukların cinsiyet kimliklerinin ve cinsel yönelimlerinin ebeveynleri tarafından belirlenmediğini savunurlar. Ancak bu görüş, bilimsel olarak doğru olmayabilir.

Çocuk gelişiminde, anne ve babanın rolleri son derece önemlidir. Anne ve baba, çocukların cinsiyet kimliklerinin gelişiminde kilit bir rol oynar. Çocuklar, anne ve babalarından farklı olarak davranışlarını, dil ve konuşma becerilerini, cinsiyet kimliklerini ve cinsel yönelimlerini öğrenirler. İki anne veya iki babanın olduğu bir ailede, çocukların bu gelişim süreci zorlaşır.

Eşcinsel ebeveynliği savunanlar, “aile sevgiyle ilgilidir” gibi görüşler ortaya atarlar. Ancak aile, sadece sevgi değil, aynı zamanda birçok sorumluluk ve görevi de içerir. Anne ve babanın birlikte yerine getirdiği bu sorumluluk ve görevler, çocukların sağlıklı bir şekilde büyümesi için son derece önemlidir. İki anne veya iki babanın olduğu bir ailede, bu sorumlulukların nasıl yerine getirileceği belirsizdir.

Bu nedenle, çocukların doğru bir şekilde gelişebilmesi için, anne ve babanın rollerinin yerine getirilmesi gereklidir. İki anne veya iki babanın olduğu bir aile, çocuk gelişiminde ciddi bir sorun yaratır ve bu sorun, çocukların doğru bir şekilde gelişmelerine engel olur.

Sonuç olarak, çocukların sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için, anne ve babanın rollerinin yerine getirilmesi şarttır. İki anne veya iki babanın olduğu bir ailede, bu sorumlulukların nasıl yerine getirileceği belirsizdir. Eşcinsel ebeveynliği savunanların, çocukların cinsiyet kimliklerinin ve cinsel yönelimlerinin ebeveynleri tarafından belirlenmediği gibi belirsiz bir görüşü savunmaktadırlar. Eşcinsellik, çocuk gelişiminde ciddi bir problemdir ve doğru bir şekilde ele alınması gerekmektedir.

İslam LGBT+ Üyelerini Doğal Dengeye Çağırıyor

İslam, insanların cinsel yönelimleri konusunda açık bir tavır sergiler. İslam’ın temel öğretilerinde, cinsel yönelimin doğal olarak erkekler ve kadınlar arasındaki ilişki olduğu belirtilmektedir. LGBT+ üyelerinin, İslam’ın doğal düzenine aykırı davrandıkları düşünülmektedir.

İslam, LGBT+ bireylerin haklarını ihlal etmeyi veya şiddet uygulamayı kesinlikle yasaklar. Ancak, LGBT+ yaşam tarzının İslami değerlere uygun olmadığına inanılır. İslam, insanların Allah’ın verdiği bedenlerini doğru şekilde kullanmalarını ve doğal düzeni korumalarını öğütler.

LGBT+ yaşam tarzı, İslam’ın cinsel yönelim ve doğal düzen anlayışına aykırı olduğu için, bu tür eğilimlerin desteklenmesi veya normalleştirilmesi mümkün değildir. İslam, insanların doğru yolda olmalarını, Allah’ın çizdiği yolu takip etmelerini ve doğal dengenin korunmasını öğütler.

Bu nedenle, LGBT+ üyeleri de dahil olmak üzere herkes, İslam’ın doğal düzenine uymayı seçmelidir. İslam, insanların kendilerine saygı duymalarını ve doğru kararlar vermelerini öğütler. Herkesin tercihlerine saygı duymak önemlidir, ancak İslam’ın cinsel yönelim ve doğal düzen konusundaki görüşleri açıktır ve bu görüşlere saygı duyulmalıdır.

Eşcinsellikle İlgili Ayetler

  • Araf Suresi, 80. ayet: Hani Lut da kavmine şöyle demişti: “Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?
  • Araf Suresi, 81. ayet: “Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz.”
  • Araf Suresi, 82. ayet: Kavminin cevabı: “Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!” demekten başka olmadı.
  • Hud Suresi, 78. ayet: Kavmi ona doğru koşarak geldi; onlar daha önceden kötülükler işlemekteydiler. “Ey kavmim” dedi. “İşte benim kızlarım, bunlar sizler için daha temizdir. Artık Allah’tan korkun ve beni misafirim önünde küçük düşürmeyin. İçinizde hiç aklı başında olan (reşid) bir adam yok mu?”
  • Hud Suresi, 79. ayet: Dediler ki: “Andolsun, senin kızlarında bizim haktan bir şeyimiz (ilgimiz ve arzumuz) olmadığını sen de bilmişsindir. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen biliyorsun.”
  • Hicr Suresi, 67. ayet: Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi.
  • Hicr Suresi, 68. ayet: (Lut onlara) “Bunlar benim konuğumdur, beni utandırıp-dillere düşürmeyin” dedi.
  • Hicr Suresi, 69. ayet: “Allah’tan korkup-sakının ve beni küçük düşürmeyin.”
  • Hicr Suresi, 70. ayet: Dediler ki: “Biz seni ‘herkes(in işin)e karışmaktan’ alıkoymamış mıydık?”
  • Hicr Suresi, 71. ayet: Dedi ki: “Eğer yapmak-istiyorsanız, işte bunlar, benim kızlarım.”
  • Hicr Suresi, 72. ayet: Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler.
  • Şuara Suresi, 165. ayet: “Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz?
  • Şuara Suresi, 166. ayet: “Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz.”
  • Şuara Suresi, 167. ayet: Dediler ki: “Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.”
  • Şuara Suresi, 168. ayet: Dedi ki: “Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım.”
  • Neml Suresi, 55. ayet: “Siz gerçekten, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz (yaptığı şeyi) bilmeyen bir kavimsiniz.”
  • Ankebut Suresi, 29. ayet: “Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve biraraya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?” Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: “Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah’ın azabını getir” demek oldu.

Eşcinsellik ile İlgili Hadisler

 Lut kavminin amelini işleyen melundur.1

·         Erkek erkekle, kadın kadınla yetinmedikçe, kıyamet kopmaz.2

·         Erkek erkeğin, kadın kadının avret yerine bakamaz, helal değildir.3

·         Erkeğin erkeğe, kadının kadına yaklaşması zinadır.4

·         Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem; kadınlara benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lanet etti.5

·         Bir gün Aişe validemiz, Peygamberimizi üzgün halde görür ve sorar: “Sizi üzen nedir Ya Rasulallah? ‘Beni üzen ümmetim için pek çok korktuğum uygulamalardır. Lut kavminin yaptığını yapmalarıdır” buyurmuştur.6

·         Erkek erkekle, kadın kadınla (zaruretsiz) aynı yatakta yatamaz.7

·         Ahir zamanda eşcinsel üç kısma ayrılır: Bir kısmı konuşmak ve bakmakla, diğeri tokalaşmak ve kucaklaşmakla yetinir. Bir kısmı da bu işi bilfiil yapar. Allah bunlara lanet etsin! Tevbe edenin tevbesini Allah’u Teala kabul eder.8

·         Ümmetimden Lut kavminin amelini (livata) yaptığı halde ölen kimseyi, Allah’u Teala onlarla (Lut kavmiyle birlikte) haşreder.9

·         İbni Ömer’in rivayet ettiği Hadis-i Şerifte: “Lut olanlar (livata yapanlar) kıyamet gününde, maymun ve domuz suretinde haşrolunacaklardır” buyuruldu.

·         “Hüsnüt Tenebbüh”de bildirilen İbni Ömer’in rivayet ettiği Hadis-i Şerifte; “Erkek, erkek ile livata yaparken arş titrer, sallanır. Melekler bu iğrenç işe muttali olup, Ya Rabbi emretsen de yeryüzü o ikisini ta’zir etse, gökyüzü onların üzerine taş yağdırsa derler. Allah’u Teala; ‘Ben Halimim, acele etmem. Benden bir şey kaçmaz’ buyurur” buyuruldu.

1. Taberani

2. Beyheki, Hakim

3. Abdurrezzak

4. Beyheki

5. Ebu Davud

6. Tirmizi, Hudud, 24

7. İ. Ahmed

8. Deylemi

9. Ebu Davud

Yukarıda bahsedilen yazı, düşünce özgürlüğü kapsamında yazılmıştır ve hukuki olarak suç teşkil etmemektedir. İslam dinine göre eşcinsellik ayıp bir davranıştır ve yazı, bu görüşü savunarak dinî açıdan eleştiri yapmaktadır. Hukuk sistemimizde ifade özgürlüğü, eleştiri hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerimiz bulunmaktadır. Bu bağlamda, yazıda ifade edilen görüşlerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğu söylenebilir.

Allah’ın emri net ve kesindir.

İslama göre yanlış, yanlıştır.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir