Abdulkadir Geylani’nin 11 Adım Duası

Elderly man in traditional robe walking in a sunlit Moroccan alleyway.

Şeyh İsmâ‘îl ibni Muhammed Sa‘îd el-Kādirî (Rahimehullâh) ın beyanı vechile; tasavvufa itikadı (tarîkata inancı) olan birinin mühim bir sıkıntısı olup ondan kurtulmak istiyorsa pazartesiyi salıya bağlayan bir gece yatsı namazını müteakiben yahut seher vaktinde iki rekat namaz kılar.

​Fâtiha’dan sonra her rekatta on bir İhlas Sûresi okur, selam verdikten sonra Allâh-u Te‘âlâ’ya hâcet secdesi yaparak muradını ister, sonra başını kaldırıp Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) e on bir kere salât okur.

​Sonra ayağa kalkıp Irak cihetine (İstanbul’a göre 20-25 derecelik bir açıyla kıblenin soluna doğru) on bir adım atar.

  • ​Birinci adımda: “Yâ Şeyh Muhyiddîn!” der,
  • ​İkinci adımda: “Yâ Seyyid Muhyiddîn!” der,
  • ​Üçüncü adımda: “Yâ Mevlânâ Muhyiddîn!” der,
  • ​Dördüncü adımda: “Yâ Mahdûm Muhyiddîn!” der,
  • ​Beşinci adımda: “Yâ Derviş Muhyiddîn!” der,
  • ​Altıncı adımda: “Yâ Hâce Muhyiddîn!” der,
  • ​Yedinci adımda: “Yâ Sultan Muhyiddîn!” der,
  • ​Sekizinci adımda: “Yâ Şâh Muhyiddîn!” der,
  • ​Dokuzuncu adımda: “Yâ Ğavs Muhyiddîn!” der,
  • ​Onuncu adımda: “Yâ Kutb Muhyiddîn!” der,
  • ​Onbirinci adımda: “Yâ Seyyide’s-sâdât Abdelkādir Muhyiddîn!” der.

Daha sonra:

​«يَا عُبَيْدَ اللهِ! أَغِثْنِي بِإِذْنِ اللهِ! وَيَا شَيْخَ الثَّقَلَيْنِ! أَغِثْنِي وَامْدُدْنِي فِي قَضَاءِ حَوَائِجِي.»

Yâ ubeydellâh. Eğisnî bi iznillâh. Ve yâ şeyhasseqaleyn. Eğisnî vemdüdnî fî qadâi havâicî.

“Ey Allâh’ın kulcağızı! Allâh’ın izniyle bana yardım et. Ey ins-ü cinnin şeyhi! İsteklerimin yerine gelmesi hususunda (Allâh’ın izniyle) bana meded (yardımcı) ol” der.

Sonra şu duayı üç kere okur:

​«اَللَّهُمَّ لَكَ الْكُلُّ وَبِكَ الْكُلُّ وَمِنْكَ الْكُلُّ وَإِلَيْكَ الْكُلُّ وَأَنْتَ الْكُلُّ وَكُلُّ الْكُلِّ، بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، وَصَلَّى اللهُ تَعَالَى عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ.»

Allâhümme lekel küllü ve bikel küllü ve minkel küllü ve ileykel küllü ve entel küllü ve küllül külli, bi rahmetike yâ erhamerrâhimîn. Ve sallallâhu teâlâ alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellem. (3 kere)

“Ey Allâh! Her şey Sana aittir, her şey (yaratılmak cihetinden) Sendendir, her şey (sonunda) Sana (varacak)dır, her şeyin ve her bir şeyin her şeyi(nin sahibi) ancak Sensin. Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle (duamızı kabul eyle)! Allâh-u Te‘âlâ Efendimiz Muhammed’e, Ehl-i Beyt’ine ve sahâbesine salât-ü selâm eylesin. Âmîn!”

(Seyyid İsmâ‘îl ibni’s-Seyyid Muhammed Sa‘îd el-Kādirî, el-Füyûzâtü’r-Rabbâniyye fi’l-me’âsir ve’l-evrâdi’l-Kādiriyye, sh:46-47)


Bismillâhirrahmânirrahîm

​”Yâ Rabbî! Sen ki ‘Hû’ isminin sırrıyla tek olansın, Vâhid’sin, Ahad’sın.

​Yûsuf’un (a.s.) rüyasındaki 11 yıldızın, Güneş’in ve Ay’ın hürmetine; katından bize izzet, heybet, sevgi ve basiret ihsan eyle. Kardeşlerinin Yûsuf’a boyun eğdiği gibi, dünyevi zorlukları ve engelleri emrimize müsahhar kıl. Bizleri zindandan saraya çıkaracak sabrı ve bereketi nasip eyle. Bize lütfeyle ve katından manevi kuvvet ver.

‘İz kâle yûsufu li-ebîhi yâ ebeti innî raeytu ehade aşara kavkeben ve’ş-şemse ve’l-kamera raeytuhum lî sâcidîn.’

​Yâ Zâ-l Celâli ve’l İkrâm!

​Şems Suresi’nde üzerine 11 defa yemin ettiğin Güneş’in nuru, Ay’ın aydınlığı, gündüzün berraklığı ve nefsin kemalatı hürmetine; ruhumuzu karanlıklardan çıkar. Kalbimizi fücurdan muhafaza edip takva ile tezyin eyle. Nefsimizi tezkiye eden ve kurtuluşa eren kullarından kıl.

​Veş şemsi ve duhâhâ. Vel kameri izâ telâhâ. Ven nehâri izâ cellâhâ. Vel leyli izâ yagşâhâ. Ves semâi ve mâ benâhâ. Vel ardı ve mâ tahâhâ. Ve nefsin ve mâ sevvâhâ. Fe elhemehâ fucûrahâ ve takvâhâ. Kad efleha men zekkâhâ. Ve kad hâbe men dessâhâ. Kezzebet semûdu bi tagvâhâ. İzinbease eşkâhâ. Fe kâle lehum resûlullâhi nâkatallâhi ve sukyâhâ. Fe kezzebûhu fe akarûhâ fe demdeme aleyhim rabbuhum bi zenbihim fe sevvâhâ. Ve lâ yehâfu ukbâhâ.

​Yâ Hû, Yâ Nûr, Yâ Bâsıt!

11 yeminin ve 11 yıldızın sırrıyla, hayatımıza nûr-u ilahîni, rızkımıza bereketi, kalbimize inşirahı lütfeyle. Bizleri zülümden izzete, cehaletten marifete ulaştır.

İlla Hu! İlla Hu! İlla Hu!

​Âmîn, yâ Mu’în.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top