Etiket: çocuk hikayeleri

  • Havuç Suyu – Çocuk Hikayeleri

    Ebrar’ın uykusu gelmişti. Ancak en sevdiği uyku oyuncağı tavşanı kayıptı. Ebrar, annesi ve babası evin
    her tarafına bakmıştı. Ancak tavşan kayıptı. Uyuma vakti gelmişti. Ebrar uyumak için odasına
    gittiğinde tavşanını düşünüyor onsuz ben nasıl uyuyacağım diyordu.
    Uyumak için yatağa girdiğinde uykuya rahat dalmak için çitlerde koyunların atlayışını saymak istedi. O
    da ne? Çitlerden koyun değil tavşan atlıyordu. Ebrar tavşanları sayarken birden uyuyakaldı. Rüyasında
    tavşanlarla dolu bir bahçede yürüyordu. Bir tavşan kaydıraktan kayıyor, bir tavşan ise salıncakta
    sallanıyordu. İki tavşan taş-kağıt-havuç oynuyordu ve iki tavşanda havuç suyu içme yarışması
    yapıyordu.
    Birden uzakta kendi evlerinin olduğunu gördü. Hemen koşarak oraya gitti. Tavşanlar bıyıkları ile kayıp
    uyku oyuncağının yerini tarif ediyorlardı. Ebrar evdeki çiçeklerin oraya gelince onu bir yaşlı ve bilge
    tavşan karşıladı. “Hoş geldin Ebrar” dedi yaşlı bilge tavşan. Ebrar “ Teşekkürler tavşan amca, benim
    kayıp uyku tavşanım burada mı? Ben onu çok seviyorum, o olmadan uyumakta zorlanıyorum. Öyle
    tatlı ki o.” Dedi. Yaşlı bilge tavşan “Bir soru soracağım eğer bilirsen, tavşanı alabilirsin. Bana
    tavşanların yediği üç tane şey say.” Dedi. Ebrar heyecanlandı, bu konuyu daha önce babası ile
    konuşmuşlardı.
    Ancak hatırlaması gerekiyordu. “Marul, salatalık ve…” unutmuştu birden Ebrar. Ne olabilirdi ki
    üçüncüsü? Patates mi deseydi yoksa balık mı? Makarna mı deseydi yoksa pilav mı? Birden söyleyeceği
    şeyin kokusunu aldı. “Buldum tavşan amca! Buldum! Burada her yer havuç kokuyor! Evin girişinde de
    tavşanlar havuç suyu içiyordu. Doğru cevap havuç olmalı!” dedi. Yaşlı bilge tavşan gülümsedi “Tebrik
    ederim kazandın küçük hanım. Uyku tavşanını evdeki çiçeklerin arkasına düşürmüşsün. Uyanınca
    alabilirsin.” Dedi. Ebrar “Uyanınca mı?” dedi. O sırada rüyadan uyandı. Gün çoktan aydın olmuştu.
    Yatağına güneş geliyordu. Hemen yüzünü yıkayıp çiçeklerin oraya gitti. Gerçekten de uyku tavşanı
    oradaydı. Yaşlı bilge tavşan haklıydı. Uyku tavşanına iyice sarıldı Ebrar. Uyku tavşanının elinden tutup
    “Hadi birer havuç suyu içelim.” Dedi.

  • Ödevim Çok Sağlıklı – Çocuk Hikayeleri

    Günlerden cumaydı. Ali ise okuldaydı. Öğretmenleri Firuze hanım hafta sonu için proje ödevi olarak
    herkese bir kelime araştırmasını söyledi. Ali ise “beyin” kelimesini seçti. Beynin ne olduğunu biliyordu
    ancak sırlarını keşfetmek istiyordu. Okuldan geldiğinde annesi ve babası akşam yemeğini hazırlıyordu.
    Yemek sonrası ailecek ödev hakkında konuştular.
    Cumartesi günü Ali annesiyle birlikte kütüphaneye gitti. Birçok kitap okudu ve notlar çıkardı.
    Kütüphanede çok uzun vakit geçirdi. Eve gelip bilgisayarından resimler çıkarttı. Pazar günü ise
    babasının yardımıyla kartonlarla çok güzel bir şekilde ödevlerini hazırladı. Projesinin çok güzel
    olmasını istiyordu.
    Pazartesi günü okula gitmek için hazırlanırken babası yanına geldi. Babasının Elinde dört poşet
    kuruyemiş vardı. İlk poşette Ceviz, ikinci poşette Fındık, Üçüncü poşette kaju, Dördüncü poşette
    antep fıstığı vardı. Ali kuruyemişleri görünce birden heyecanlandı “Baba, bunlar beyine en faydalı
    kuruyemişler. Vitaminler ve minareller açısından tam bir hazine.” Dedi. Babası ise “Arkadaşlarına çok
    değer verdiğini biliyorum. Öğretmeninden izin alıp onlara ikram etmek istersin diye düşündüm.” Dedi.
    Ali okulda proje ödevini arkadaşlarına anlattıktan sonra öğretmeninden izin isteyip tüm sınıfa
    kuruyemiş dağıttı. Öğretmeni projeyi çok beğendi. Artık tüm sınıf daha sağlıklıydı.

  • En Güzel Gün – Çocuk Hikayeleri

    Bilge bu sabah çok heyecanlıydı. Çünkü kuzeni Defne bugün onunla oynamaya gelecekti. Teyzesi
    akşam yemeğine kadar izin vermişti Defneye. Birden kapının sesini duydu Bilge. Tak, Tak, tak. Hemen
    kapıya koştu, annesiyle beraber kapıyı açtılar. Teyzesi Defne’ye “Ben gidiyorum Defne’ciğim, Bilge ile
    güzel güzel oynayın. Akşama kadar izinlisin. Ancak tabletle çok fazla oynamayın olur mu? Hadi
    görüşürüz, seni seviyorum güzel kızım.” dedi.
    Bilge ve Defne çocuk odasına geçtiler. Önce biraz bıdı bıdı bıdı bıdı konuştular. Sonra eğlenceli çocuk
    şarkıları söyleyip şıkı şıkı şıkı şıkı oynadılar. Birazcık boyalarla fıtı fıtı fıtı fıtı resim yapılar ve sonrasında
    oyuncaklarıyla tıkı tıkı tıkı tıkı oynayıp eğlendiler. O kadar güzel vakit geçirmişlerdi ki zamanın nasıl
    geçtiğini anlayamadılar. Akşam yemeği vakti gelmişti. Defne’nin annesi kapıyı çaldı. Tak, Tak, tak.
    Hemen koşup kapıyı açtılar. Defne eve gitmek için hazırlanırken annesi “Çok fazla ekrana bakmadınız
    değil mi?” diye sordu. Bilge “Teyzeciğim biz akıllı çocuklarız, bize uygun olanı ve en faydalı olanları
    yapmaya çalışırız . Bizim telefona, tablete, televizyona ihtiyacımız yok ki. Böyle şeyler büyüklere daha
    uygun. Bizim için en güzel ve en eğlenceli şeyler oyuncaklarımız, şarkılarımız, resimlerimiz.” Dedi.
    Defne’nin annesi bunları duyunca çok sevindi. “Tebrik ederim, o zaman benden de size balonlar!”
    dedi. İki cebinden rengarenk balonlar çıkarıp Defne ve Bilge’ye verdi. Bugün gerçekten çok güzeldi!

  • Hayalperest Mebrure Yollarda – Çocuk Hikayeleri

    Gün aydın olmuştu. Mebrure’nin odasında bir ses yankılanıyordu; “Kızım
    günaydın, uyan bakalım. Kahvaltı hazır ancak ekmekler eksik.” Mebrure
    heyecanla uyandı ve “Ben gitmek için hazırım anneceğim, pide alabilir
    miyim bu sefer?” dedi. Annesi “Hadi bakalım al akıllı kızım, bende
    sucuklu yumurta yapmaya gidiyorum o zaman dedi.”
    Mebrure radyoyu açıp hazırlıklara başladı. Radyoda Mebrure’nin en
    sevdiği şarkı çalıyordu. Mebrure hızlı biçimde pijamalarını çıkardı ve
    kıyafetlerini giydi. Yatağını topladı ve yüzünü yıkadı. Akvaryumdaki
    balıklara sabah olduğu hatırlattı. Balıklar kafa sallayarak teşekkür etti.
    Mebrure ekmek almak için yola çıktı. Yolda radyoda çalan şarkıyı
    mırıldanıyordu.
    Birden yoldaki herkesin şarkıya göre dans ettiğini hayal etti. Mebrure’nin
    hayal gücü yüksekti. Hayal gücüyle birden gazete okuyan yaşlı amca
    gazetesiyle birlikte dans etmeye başladı, kedi ve köpekler iki ayak üstünde
    durup dans ediyorlardı, pencereden bir teyze “Yihuuuuu” diye bağırıp
    bastonuyla dans etti.
    Mebrure fırına gelmişti. “Günaydın Fırıncı Amca. Bana dört tane pide
    verebilir misin?” dedi. Parasını verip teşekkür etti. Tam Fırından
    çıkacakken aklına bir şey geldi. Fırıncı amcayı hayale dahil etmeliydi.
    Fırıncı amcanın da unlar içinde dans ettiğini hayal etti. Mebrure de
    ceplerinden hayali unlar çıkarıp havaya fırlattı. Her taraf bembeyazdı.
    Eve sonunda gelmişti. Annesi: ”Nerede kaldın kızım, sucuklu yumurta
    hazır.” dedi. Mebrure yüzündeki gülümseme ile şarkı söylemeye devam
    etti.
    “Lasciatemi cantare, sono un italiano!”