Ebrar’ın uykusu gelmişti. Ancak en sevdiği uyku oyuncağı tavşanı kayıptı. Ebrar, annesi ve babası evin
her tarafına bakmıştı. Ancak tavşan kayıptı. Uyuma vakti gelmişti. Ebrar uyumak için odasına
gittiğinde tavşanını düşünüyor onsuz ben nasıl uyuyacağım diyordu.
Uyumak için yatağa girdiğinde uykuya rahat dalmak için çitlerde koyunların atlayışını saymak istedi. O
da ne? Çitlerden koyun değil tavşan atlıyordu. Ebrar tavşanları sayarken birden uyuyakaldı. Rüyasında
tavşanlarla dolu bir bahçede yürüyordu. Bir tavşan kaydıraktan kayıyor, bir tavşan ise salıncakta
sallanıyordu. İki tavşan taş-kağıt-havuç oynuyordu ve iki tavşanda havuç suyu içme yarışması
yapıyordu.
Birden uzakta kendi evlerinin olduğunu gördü. Hemen koşarak oraya gitti. Tavşanlar bıyıkları ile kayıp
uyku oyuncağının yerini tarif ediyorlardı. Ebrar evdeki çiçeklerin oraya gelince onu bir yaşlı ve bilge
tavşan karşıladı. “Hoş geldin Ebrar” dedi yaşlı bilge tavşan. Ebrar “ Teşekkürler tavşan amca, benim
kayıp uyku tavşanım burada mı? Ben onu çok seviyorum, o olmadan uyumakta zorlanıyorum. Öyle
tatlı ki o.” Dedi. Yaşlı bilge tavşan “Bir soru soracağım eğer bilirsen, tavşanı alabilirsin. Bana
tavşanların yediği üç tane şey say.” Dedi. Ebrar heyecanlandı, bu konuyu daha önce babası ile
konuşmuşlardı.
Ancak hatırlaması gerekiyordu. “Marul, salatalık ve…” unutmuştu birden Ebrar. Ne olabilirdi ki
üçüncüsü? Patates mi deseydi yoksa balık mı? Makarna mı deseydi yoksa pilav mı? Birden söyleyeceği
şeyin kokusunu aldı. “Buldum tavşan amca! Buldum! Burada her yer havuç kokuyor! Evin girişinde de
tavşanlar havuç suyu içiyordu. Doğru cevap havuç olmalı!” dedi. Yaşlı bilge tavşan gülümsedi “Tebrik
ederim kazandın küçük hanım. Uyku tavşanını evdeki çiçeklerin arkasına düşürmüşsün. Uyanınca
alabilirsin.” Dedi. Ebrar “Uyanınca mı?” dedi. O sırada rüyadan uyandı. Gün çoktan aydın olmuştu.
Yatağına güneş geliyordu. Hemen yüzünü yıkayıp çiçeklerin oraya gitti. Gerçekten de uyku tavşanı
oradaydı. Yaşlı bilge tavşan haklıydı. Uyku tavşanına iyice sarıldı Ebrar. Uyku tavşanının elinden tutup
“Hadi birer havuç suyu içelim.” Dedi.
Etiket: çocuk hikayeleri
-
Havuç Suyu – Çocuk Hikayeleri
-
Ödevim Çok Sağlıklı – Çocuk Hikayeleri
Günlerden cumaydı. Ali ise okuldaydı. Öğretmenleri Firuze hanım hafta sonu için proje ödevi olarak
herkese bir kelime araştırmasını söyledi. Ali ise “beyin” kelimesini seçti. Beynin ne olduğunu biliyordu
ancak sırlarını keşfetmek istiyordu. Okuldan geldiğinde annesi ve babası akşam yemeğini hazırlıyordu.
Yemek sonrası ailecek ödev hakkında konuştular.
Cumartesi günü Ali annesiyle birlikte kütüphaneye gitti. Birçok kitap okudu ve notlar çıkardı.
Kütüphanede çok uzun vakit geçirdi. Eve gelip bilgisayarından resimler çıkarttı. Pazar günü ise
babasının yardımıyla kartonlarla çok güzel bir şekilde ödevlerini hazırladı. Projesinin çok güzel
olmasını istiyordu.
Pazartesi günü okula gitmek için hazırlanırken babası yanına geldi. Babasının Elinde dört poşet
kuruyemiş vardı. İlk poşette Ceviz, ikinci poşette Fındık, Üçüncü poşette kaju, Dördüncü poşette
antep fıstığı vardı. Ali kuruyemişleri görünce birden heyecanlandı “Baba, bunlar beyine en faydalı
kuruyemişler. Vitaminler ve minareller açısından tam bir hazine.” Dedi. Babası ise “Arkadaşlarına çok
değer verdiğini biliyorum. Öğretmeninden izin alıp onlara ikram etmek istersin diye düşündüm.” Dedi.
Ali okulda proje ödevini arkadaşlarına anlattıktan sonra öğretmeninden izin isteyip tüm sınıfa
kuruyemiş dağıttı. Öğretmeni projeyi çok beğendi. Artık tüm sınıf daha sağlıklıydı. -
En Güzel Gün – Çocuk Hikayeleri
Bilge bu sabah çok heyecanlıydı. Çünkü kuzeni Defne bugün onunla oynamaya gelecekti. Teyzesi
akşam yemeğine kadar izin vermişti Defneye. Birden kapının sesini duydu Bilge. Tak, Tak, tak. Hemen
kapıya koştu, annesiyle beraber kapıyı açtılar. Teyzesi Defne’ye “Ben gidiyorum Defne’ciğim, Bilge ile
güzel güzel oynayın. Akşama kadar izinlisin. Ancak tabletle çok fazla oynamayın olur mu? Hadi
görüşürüz, seni seviyorum güzel kızım.” dedi.
Bilge ve Defne çocuk odasına geçtiler. Önce biraz bıdı bıdı bıdı bıdı konuştular. Sonra eğlenceli çocuk
şarkıları söyleyip şıkı şıkı şıkı şıkı oynadılar. Birazcık boyalarla fıtı fıtı fıtı fıtı resim yapılar ve sonrasında
oyuncaklarıyla tıkı tıkı tıkı tıkı oynayıp eğlendiler. O kadar güzel vakit geçirmişlerdi ki zamanın nasıl
geçtiğini anlayamadılar. Akşam yemeği vakti gelmişti. Defne’nin annesi kapıyı çaldı. Tak, Tak, tak.
Hemen koşup kapıyı açtılar. Defne eve gitmek için hazırlanırken annesi “Çok fazla ekrana bakmadınız
değil mi?” diye sordu. Bilge “Teyzeciğim biz akıllı çocuklarız, bize uygun olanı ve en faydalı olanları
yapmaya çalışırız . Bizim telefona, tablete, televizyona ihtiyacımız yok ki. Böyle şeyler büyüklere daha
uygun. Bizim için en güzel ve en eğlenceli şeyler oyuncaklarımız, şarkılarımız, resimlerimiz.” Dedi.
Defne’nin annesi bunları duyunca çok sevindi. “Tebrik ederim, o zaman benden de size balonlar!”
dedi. İki cebinden rengarenk balonlar çıkarıp Defne ve Bilge’ye verdi. Bugün gerçekten çok güzeldi! -
Hayalperest Mebrure Yollarda – Çocuk Hikayeleri
Gün aydın olmuştu. Mebrure’nin odasında bir ses yankılanıyordu; “Kızım
günaydın, uyan bakalım. Kahvaltı hazır ancak ekmekler eksik.” Mebrure
heyecanla uyandı ve “Ben gitmek için hazırım anneceğim, pide alabilir
miyim bu sefer?” dedi. Annesi “Hadi bakalım al akıllı kızım, bende
sucuklu yumurta yapmaya gidiyorum o zaman dedi.”
Mebrure radyoyu açıp hazırlıklara başladı. Radyoda Mebrure’nin en
sevdiği şarkı çalıyordu. Mebrure hızlı biçimde pijamalarını çıkardı ve
kıyafetlerini giydi. Yatağını topladı ve yüzünü yıkadı. Akvaryumdaki
balıklara sabah olduğu hatırlattı. Balıklar kafa sallayarak teşekkür etti.
Mebrure ekmek almak için yola çıktı. Yolda radyoda çalan şarkıyı
mırıldanıyordu.
Birden yoldaki herkesin şarkıya göre dans ettiğini hayal etti. Mebrure’nin
hayal gücü yüksekti. Hayal gücüyle birden gazete okuyan yaşlı amca
gazetesiyle birlikte dans etmeye başladı, kedi ve köpekler iki ayak üstünde
durup dans ediyorlardı, pencereden bir teyze “Yihuuuuu” diye bağırıp
bastonuyla dans etti.
Mebrure fırına gelmişti. “Günaydın Fırıncı Amca. Bana dört tane pide
verebilir misin?” dedi. Parasını verip teşekkür etti. Tam Fırından
çıkacakken aklına bir şey geldi. Fırıncı amcayı hayale dahil etmeliydi.
Fırıncı amcanın da unlar içinde dans ettiğini hayal etti. Mebrure de
ceplerinden hayali unlar çıkarıp havaya fırlattı. Her taraf bembeyazdı.
Eve sonunda gelmişti. Annesi: ”Nerede kaldın kızım, sucuklu yumurta
hazır.” dedi. Mebrure yüzündeki gülümseme ile şarkı söylemeye devam
etti.
“Lasciatemi cantare, sono un italiano!”
