Gün aydın olmuştu. Mebrure’nin odasında bir ses yankılanıyordu; “Kızım
günaydın, uyan bakalım. Kahvaltı hazır ancak ekmekler eksik.” Mebrure
heyecanla uyandı ve “Ben gitmek için hazırım anneceğim, pide alabilir
miyim bu sefer?” dedi. Annesi “Hadi bakalım al akıllı kızım, bende
sucuklu yumurta yapmaya gidiyorum o zaman dedi.”
Mebrure radyoyu açıp hazırlıklara başladı. Radyoda Mebrure’nin en
sevdiği şarkı çalıyordu. Mebrure hızlı biçimde pijamalarını çıkardı ve
kıyafetlerini giydi. Yatağını topladı ve yüzünü yıkadı. Akvaryumdaki
balıklara sabah olduğu hatırlattı. Balıklar kafa sallayarak teşekkür etti.
Mebrure ekmek almak için yola çıktı. Yolda radyoda çalan şarkıyı
mırıldanıyordu.
Birden yoldaki herkesin şarkıya göre dans ettiğini hayal etti. Mebrure’nin
hayal gücü yüksekti. Hayal gücüyle birden gazete okuyan yaşlı amca
gazetesiyle birlikte dans etmeye başladı, kedi ve köpekler iki ayak üstünde
durup dans ediyorlardı, pencereden bir teyze “Yihuuuuu” diye bağırıp
bastonuyla dans etti.
Mebrure fırına gelmişti. “Günaydın Fırıncı Amca. Bana dört tane pide
verebilir misin?” dedi. Parasını verip teşekkür etti. Tam Fırından
çıkacakken aklına bir şey geldi. Fırıncı amcayı hayale dahil etmeliydi.
Fırıncı amcanın da unlar içinde dans ettiğini hayal etti. Mebrure de
ceplerinden hayali unlar çıkarıp havaya fırlattı. Her taraf bembeyazdı.
Eve sonunda gelmişti. Annesi: ”Nerede kaldın kızım, sucuklu yumurta
hazır.” dedi. Mebrure yüzündeki gülümseme ile şarkı söylemeye devam
etti.
“Lasciatemi cantare, sono un italiano!”

Bir yanıt yazın