“Çiğ Köfte Sorunu” Alper Murat Kirpik’in ücretsiz olarak okuyucuya sunduğu senaryosudur. Filmleştirme aşaması için alpermuratkirpik@gmail.com adresine başvurabilirsiniz.
Konu: Alper bir gün koferans için yola çıkmıştır ancak çiğ köfteci arkadaşına yol üstü uğraması onu acı heyecanlarla karşı karşıya bırakacaktır.
Madde 8 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/4 md.) Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir. Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserlerin mali hak sahipleri bunları çalıştıran veya tayin edenlerdir. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır. Bir işlenmenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla, onu işleyendir. Bir eserin yapımcısı veya yayımlayıcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir. Sinematografik eserlerde; yönetmen özgün müzik bestecisi ve senaryo yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Eserin birlikte sahipleri, mali hakları, yapacakları bir sözleşmeyle ve uygun bir bedel karşılığında yapımcıya devredebilirler. Sinematografik eserin birlikte sahipleri mali haklarını devrettikten sonra, aksine ya da özel bir hüküm bulunmadığı taktirde yapımcı tarafından eserin çoğaltımına, dağıtımına, kamuya arzına, kablolu iletimine, televizyon ya da başka araçlarla yayımına, alt yazı yazılmasına ya da dublajına itiraz edemezler.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
“Çiğ Köfte Sorunu”
Yazar: Alper Murat Kirpik
SENARYO
SAHNE 1- İÇ/GÜN- DÜKKAN
SERKAN çiğköfte yoğuruyordur. Kamera açıları marulları, ekşileri ve şalgamları çeker. Kamera Şalgamlara odaklarken. İçeri ALPER girer.
ALPER – Selamunaleyküm..
SERKAN – Aleykümselam hocam. Oo sen buralara gelir miydin ya?
ALPER – Buralarda bir işim vardı bende bir uğruyayım dedim.
SERKAN – İyi ettin hocam, hemen bir çiğköfte yapıyorum.
ALPER – Eyvallah çok sağol, daha yeni yemek yedim.
SERKAN – Bir şey olmaz hocam tadımlık yapıyorum, beraber yeriz ya. Taze yoğrulmuş daha hemde.
ALPER – E hadi öyle olsun.
SERKAN – Hayırdır hocam bir sıkıntı yok inşallah.
ALPER –Bu iklim değişikliği ile ilgili bir seminer varmış. Ona geldim de. Daha bir saat var. Bir yanına uğrayayım dedim.
SERKAN – İyi ettin hocam. Acı ister misin?
ALPER – Acıya alışkınız biz.
SERKAN – Tamamdır hocam. (Gülerek)
ALPER masaya oturur, SERKAN iki tane şalgam koyar. Çiğköfteleri almak için gider. Masaya birden ayakkabı gelir, dışarıda bağırmalar başlar. ALPER ve SERKAN birden dışarıya çıkar.
SERKAN – Noluyor ya!
SAHNE 2- DIŞ/GÜN- DÜKKAN ÖNÜ
İki tane Suriyeli çocuk arapça kavga ediyorlardır. SERKAN çocuklara elini kaldırır. ALPER SERKAN’ı tutar. Çocuklar yerde kavga ederken ALPER ikisini tutar. İKİNCİ ÇOCUĞUN gözlerine bakar.
ALPER – Dur oğlum ne yapıyorsunuz ya! Niye vuruyorsun arkadaşına!
İKİNCİ ÇOCUK hızlı hızlı arapça konuşur. ALPER hiçbir şey anlamaz.
ALPER – Oğlum Türkçe bilmiyor musun sen?
SERKAN – Hocam bunlar Suriyeli.
BİRİNCİ ÇOCUK –Abi o bilmiyor Türkçe.
ALPER İKİNCİ ÇOCUĞA döner.
ALPER –E oğlum anlat ne bu kavga.
İKİNCİ ÇOCUĞA eliyle dükkanı gösterir.
ALPER –Bak ben yemek yiyordum masama ayakkabın geldi. Ayıp değil mi bu kadar insanları rahatsız ediyorsunuz.
İKİNCİ ÇOCUK birden arapça hızlı ve sinirli konuşur.
ALPER –Oğlum sende bir dur daha türkçen yok, dert anlatıyorsun.
BİRİNCİ ÇOCUK – Abi o sinirli. (der ve güler.)
ALPER – Nedeni de belli sanırım. Ne yaptın çocuğa?
SERKAN – Hocam boşver uğraşma şimdi annesi babası gelir bir de onlarla uğraşırız.
ALPER – Abi ben kötü bir şey yapmıyorum ki. Eskiden büyükler dövüşen çocukları ayırmaz mıydı? Eskiden güzeldi gerçi. Çocukluğum dışarda geçti. Ağaç dallarında, sokak oyunlarıda. Korona yoktu, herkes Türkçe anlatırdı. Hava bile yerli yerindeydi. Hatta..
Birden BİRİNCİ ÇOCUK, ALPER’in yüzüne hapşurur. İKİNCİ ÇOCUK eliyle gösterir. Arapça hızlı hızlı konuşur.
SERKAN – Dur dezenfektan getireyim hocam, ortalık sıkıntı zaten.
ALPER sinirli bir şekilde İKİNCİ ÇOCUĞU göstererek BİRİNCİ ÇOCUĞA konuşur.
ALPER – Ona da mı bunu yaptın?
BİRİNCİ ÇOCUK –Evet. (Korkarak)
ALPER – Söyle seni annen doktora götürsün, hadi bir daha da kavga etmeyin.
ALPER çocuğun elini bırakır. Çocuk koşmaya başlar. Çocuk koşarken ALPER’e bağırır.
BİRİNCİ ÇOCUK –Götürdü zaten koronaymışım.
