Tuz Biber Stand-up: Ahlaksızlığın Komik Olduğu Yer

Günümüzün Türkiye’sinde mizah, kimlik siyasetiyle birlikte bambaşka bir boyut kazandı. Hele bir de İstanbul’un Kadıköy semtinde, bir barın karanlık köşelerinde yükselen seslere kulak verdiğinizde, orada duyduğunuz şeyin bir stand-up şovdan ziyade, zihinsel bir yangın olduğuna kanaat getirebilirsiniz. Adını duyduğunuz anda aklınıza gelen ilk şey, “Tuz Biber Stand-up” gibi komedinin sefaletle el sıkıştığı bir yerde, akıl, etik ve değerler ne yazık ki şaka konusu haline geliyor. Bir zamanlar övündüğümüz, “ahlaklı olmak erdemdir” dediğimiz, doğru bildiğimiz şeylerin kara mizahın konusu haline gelmesi gerçekten ironik. Fakat bu bir şaka değil; bu, mizahın kararmış bir yüzü.

Mizah, insana ait olan ve sadece insana özgü bir değer olabilir, ama şu an gördüğümüz kadarıyla, “Tuz Biber” gibi şovlar bu değeri yıpratmanın tam merkezine yerleşmiş. Din, ahiret, Allah, peygamber ve Kuran şakaları bir araya geldiğinde, aslında mizah değil, değersizlik yayılmakta. Çünkü gerçek anlamda mizah, bir kimsenin inancına, değerlerine ve duygu dünyasına saygıyı içermelidir. Fakat, bu komedyenler, “her şey şaka olabilir” sloganı altında, bir zamanlar kutsal saydığımız, hatta yaşamak için dayanışma sağladığımız değerleri hedef alıyor. Din, ahlak, kültür — her şey esprili bir şekilde dilin ucuna takılıyor ve bunun sonucu olarak, insanlık dışı bir mizah anlayışı doğuyor.

Mizahın Sınırlarını Zorlamak mı? Yoksa Sınırları Yıkmak mı?

Bu sorunun cevabını ararken, “Tuz Biber”in temel yaklaşımını anlamaya çalışmak gerekecek. Sadece din ve ahlaktan bahsetmek yetmez. Bu stand-up gösterileri, eşcinselliğin normalleşmesini, feminist hareketin abartılmasını, Kürt ve Alevi topluluklarıyla ilgili yapılan şakaları, tamamen toplumun azınlıklarına saldırıyı bir norm haline getirdi. Bu neredeyse, bir “kim kime nasıl laf sokar” gösterisi gibi. Ne kadar azınlık grup varsa, o kadar malzeme var. Kimse kimseyi incitmiyor ya, zaten herkesin bir şekilde gücünü kırıyorlar. Bu da aslında komedi olmaktan çok, sadece katmanlı bir aşağılama biçimi oluyor.

Ve elbette, hepsi bu kadarla kalmıyor. Kadıköy zihniyetinin büyüsüne kapılanlar, kendi siyasi, kültürel ve ideolojik saplantılarını komedi perdesine asarak sanki özgürlük mücadelesi veriyormuş gibi davranıyor. Sol bir yobazlık hakimi olmuş ve elbette bu yobazlık, dine, ahlaka, adalete karşı yapılan her türlü saldırıyı meşru kılmakta. İşin acı tarafı ise; bu insanlar, söyledikleri şeylerin şaka değil, düşünce özgürlüğü olarak sunulması gerektiğini savunuyor. Halbuki, düşünce özgürlüğü, bir toplumun kendi değerlerine saldırı yapma hakkı değildir. Burada yapılmaya çalışılan şey, sadece geride kalan değerleri küçük düşürmekten başka bir şey değil.

Dini Değerler Üzerinden Mizah Yapmak: Kutsallığı Hiçleştirmek

Bira içerek, sarhoş bir şekilde bir stand-up gösterisine katılanların belki de ilk kez akıllarına gelen şey, bu şakaların gerçekten bir şey ifade edip etmediği. Örneğin, Allah’ın, peygamberin ya da Kuran’ın şaka konusu yapılması… Peki bu neye hizmet ediyor? İslam’ı küçümsemek mi, yoksa anlamını boşaltmak mı? Mizah denilen şey, değerleri küçümsemek ve yok saymak yerine, toplumların ortak hikayelerini eğlenceli bir şekilde yeniden inşa etmek olmalıdır. Fakat “Tuz Biber”de gördüğümüz şey, inançların yok sayıldığı, kutsallıkların yıkıldığı ve toplumda var olan farklılıkların, bireysel çıkarlar uğruna hedef alındığı bir atmosferin tam ortasında yer alıyor.

Dini şakalar, her zaman için toplumun büyük kısmı tarafından kabul edilmesi zor olan şakalardır. Çünkü insanın en derin inançlarına, duygularına ve yaşam biçimine dokunur. Peki, bu tür şakalarla ne elde ediyorsunuz? İroni yok, zekâ yok, sadece bir gerilim var. “Tuz Biber” gibi şovların arkasındaki anlayış, aslında toplumsal yapıların köklerine inmeden sadece onları yüzeysel şekilde deşmeye çalışmaktan ibaret.

Maskülen Feministler ve Kendini Sıkıntıya Sokma Çabası

Öte yandan, bir de maskülenleşmeye çalışan küfürbaz feministler var. Bir yanda ideolojik öfke, diğer yanda şaka ile barış yapmaya çalışan bir grup var. Tuhaftır ki, kendilerine feminist diyenlerin çoğu, doğru olmayan argümanlarla ortaya çıkıp, komik olmayan şekilde “erkek gibi” durmaya çalışıyorlar. Kadınları temsil eden bir harekette, şaka yapmak yerine, gerçekten toplumsal sorunlara eğilmek gerekir. Ancak, “Tuz Biber” gibi şovlarda, kadın hakları ve feminist duruş, derin bir şekilde yerin dibine sokuluyor. Zekâ ile yapılacak bir mizah, feminizmi samimi bir şekilde temsil etmeyi gerektirir; ama burada sadece kadınlık üzerinden yapılan şakalarla halk güldürülmeye çalışılıyor.

Yıkık Bir Mizahın Öyküsü

Tuz Biber Stand-up, bu topraklarda yıllardır güldüğümüz, ama artık gerçekten hüzünlendiğimiz bir mizah anlayışına dönüşmüş durumda. Sağ yobazlara olan öfkesinden sol yobaza dönüşmüş bir komedyan kadrosu çoğunlukta. Her şeyin şaka haline gelmesi, değerlerin ve ahlakın sadece birer komik öğe olarak kullanılması, insanlığın acı dolu yüzünü gözler önüne seriyor. Stand-up komedyenlerinin sadece şaka değil, değerlerin yıkılmasına katkıda bulunduğu bir dönemde yaşıyoruz. Oysa mizah, birleştirici olmalıydı, şimdi ise kutuplaştırıcı ve yıkıcı bir hal almış durumda.

Şaka, değerleri sorgulayan ama yok saymayan, insanın zekâsını, sevincini ve acısını derinlemesine analiz edebilen bir sanattır. Fakat “Tuz Biber” gibi şovlar, gerçekten de mizahı ve insanları küçültmek dışında bir şey yapmıyor. Ve maalesef, bu yalnızca toplumumuzun yaralarını daha da derinleştiriyor.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

1. Tuz Biber Stand-up’taki mizah anlayışı neyi eleştiriyor?
Tuz Biber Stand-up, çoğunlukla dini değerleri, azınlıkları ve toplumsal normları hedef alan bir mizah anlayışına sahiptir. Bu yaklaşım, halkın inançlarını ve değerlerini küçümseme üzerine inşa edilmiştir.

2. Stand-up komedyenlerinin amacı nedir?
Stand-up komedyenlerinin amacı genellikle toplumsal normlara, güncel olaylara ve insanların düşündüğü şekilde “doğru” olanlara karşı eleştirel ve eğlenceli bir bakış açısı sunmaktır. Ancak, “Tuz Biber”de bu eleştiriler çoğu zaman, yapıcı değil yıkıcı bir şekilde yapılmaktadır.

3. “Tuz Biber”de kullanılan şaka türleri nasıl bir etki yaratıyor?
Bu tür şakalar, toplumsal yapıyı zayıflatırken, inançlara ve kültürel değerlere saygı göstermeyen bir etki yaratmaktadır. 

Kaynakça

  1. Tuz Biber Stand-Up: Dini Mizahın Sınırları
  2. Kadıköy Zihniyeti ve Mizah
  3. Mizahın Toplumsal Rolü: Bir Eleştiri
  4. Fotoğraf: Suvan Chowdhury: https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/mikrofon-fotografini-yakin-cekim-144429/

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top