Metaksis: İki Dünya Arasında Bir Varoluş Fenomeni

Metaksis: İki Dünya Arasında Bir Varoluş Fenomeni

İki Dünya Arasında Varoluş Fenomeninin Tanımlanması

Metaksis’in Etimolojisi ve Felsefi Önemi

Metaksis (Yunanca: $\mu\epsilon\tau\alpha\xi\acute{\upsilon}$), kelime anlamı olarak “arada” veya “ortada” bulunmayı ifade eden bir kavramdır. Felsefi literatürde, bu terim basitçe bir mekânsal aralığı değil, iki ontolojik kutup arasında zorunlu olarak var olan ve insan varoluşunun tamamını kapsayan dinamik bir gerilim alanını tanımlar. Klasik Platonik felsefeden modern siyaset teorisine, metaksis alanı, değişmez Formlar (Varlık) ile değişken ve geçici Madde (Oluş) arasındaki sınır bölgesi olarak kabul edilmiş; bu alan aynı zamanda hakikatin, düzenin ve anlamın arayışının gerçekleştiği zorunlu bir epistemolojik ve ontolojik mekân işlevi görmüştür.

Bu raporun temel tezi, metaksis‘in yalnızca statik bir aralık olmanın ötesinde, insanın felsefi, tarihsel, politik ve dini yaşam yönelimlerinin imkânını şekillendiren hayati bir varoluşsal gerilim alanı olduğudur.1 Bu alanın doğasını anlamak, felsefenin klasik sorunlarını çözmek ve modern ideolojik patolojileri (özellikle Gnostisizm) teşhis etmek için kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda, metaksis kavramının Platonik kökleri (Symposium ve Timaeus) ile Eric Voegelin’in siyaset felsefesi ve tarih bilincine dair çalışmalarındaki derinleştirilmiş kullanımı incelenmektedir. Rapor, bu iki boyut arasındaki kavramsal sürekliliği ve dönüşümü analiz ederek, metaksis bilincinin kaybının modern politik krizlerin ve düzenin çarpıtılmasının ana kaynağı olduğunu göstermektedir.

I. Metaksis’in Klasik Felsefedeki Temelleri: Platon (Eros ve Kozmoloji)

Platon, metaxy kavramını iki temel diyalogda, farklı ancak birbiriyle ilişkili işlevlerde kullanmıştır: Symposium‘da Eros’un aracı varlığı ve Timaeus‘ta kozmosun düzenlenme alanı olarak.

I.1. Symposium‘da Eros Olarak Metaksis Ti: Aracı Varlık

Platon’un Symposium diyalogunda Diotima’nın Sokrates’e aktardığı söylev, metaksis‘in varoluşsal ve epistemolojik rolünü merkezi bir şekilde belirler.2 Eros, yani aşkın kendisi, ne tamamen ölümlü ne de tamamen ölümsüz, Tanrı ile İnsan arasında bir daimon veya metaxy ti (arada olan varlık) olarak tanımlanır.2 Eros’un bu aracı konumu, onun köprü kurucu ve haberci rolünü vurgular.

Eros’un temel işlevi, fani insanı Formlar dünyasına, özellikle Güzelliğin Kendisi’ne dair bir vizyon arzusuna doğru iten itici güç olmaktır. Bu arzu ve arayış, insanın ölümlü dünyadan ölümsüz ve ideal Formlar dünyasına doğru yükselişini sağlayan bir süreçtir.3 Bu yükseliş, bir diyalektik yolu izler: Birey, önce belli bir bedeni sevmekle başlar, ardından bu tutkusunu gevşeterek tüm güzel bedenlere olan sevgiye geçer. Bu aşamadan sonra, güzel zihinlere ve nihayet bilgiye olan sevgiye ilerler. Bu aşamalı ilerleyişin nihai hedefi, temsiller yerine, Platonik terimlerle hakiki Güzellik Formu’na tanıklık etmektir.3 Metaksis bu bağlamda, bilginin kazanımının bir süreç, bir yükseliş ve aracılık (Eros/Daimon) gerektirdiğini gösteren zorunlu epistemik mesafeyi temsil eder. Eğer Formlara doğrudan, aracısız erişim mümkün olsaydı, metaxy‘ye gerek kalmazdı; ancak ölümlü varoluşun doğası gereği, ideal olana ulaşmak için bu aracı varoluş zorunludur.

I.2. Timaeus Diyaloğunda Kozmolojik Metaksis

Platon, Timaeus diyaloğunda evrenin oluşumu ve etkileyici düzeni üzerine ayrıntılı bir açıklama sunar.4 Bu hesap, metaksis‘in kozmolojik işlevini tanımlar. Evren, rasyonel, amaçsal ve hayırsever bir failin, ilahi Zanaatkâr’ın (Demiurgos) el işidir.4 Demiurgos, değişmeyen ve ebedi bir modeli taklit ederek, önceden var olan bir kaos üzerine matematiksel düzeni empoze eder ve böylece düzenlenmiş evreni (kosmos) yaratır.4

Burada metaksis, Formlar (Mükemmel Model) ile Kaos/Madde (Preexistent Chaos) arasındaki ontolojik alandır. Nous (Akıl/İdrak) tarafından gerçekleştirilen düzenleme, bu metaxy‘nin yapısını oluşturur. Evrenin düzeninin yönetim ilkesi teleolojiktir: hem bütün olarak evrenin hem de parçalarının, geniş bir yelpazedeki iyi etkileri üretmek üzere düzenlenmiş olmasıdır.4 Platon için fiziksel evren kusurlu olsa da, ilahi bir Aklın ürünüdür ve bu nedenle taklit edilebilir bir iyiliğe sahiptir. Bu düzenlilik, rasyonel ruhların, cisimleşmede kaybettikleri orijinal mükemmellik durumuna geri dönmek için anlaması ve taklit etmesi gereken bir modeldir.4 Bu durum, metaxy içinde yaşamanın, evrenin teleolojik düzenini kabul etmeyi ve bu düzeni içselleştirerek rasyonel ruh sağlığını (etik mükemmellik) yeniden tesis etmeyi gerektirdiğini gösterir. Bu, aynı zamanda, daha sonraki Gnostik düşüncenin kozmosu tamamen reddeden patolojisine karşıt bir duruşun temelini atmaktadır.

Tablo 1: Metaksis Kavramının Platon ve Voegelin’de Karşılaştırması
Kavramsal Alan
Temel Tanım
Kutupsal Gerilim
Arayış Dinamiği
Ruhun Hedefi

II. Eric Voegelin ve Varoluşsal Metaksis: Bilinç ve Tarihin Alanı

Yirminci yüzyıl siyaset felsefesinde Eric Voegelin, Platon’un metaxy kavramını yeniden merkeze alarak, onu modern siyasal patolojileri analiz etmek için temel bir araç haline getirmiştir. Voegelin için metaksis, insanın varoluşsal gerçekliğini tanımlayan bir bilinç alanıdır.

II.1. “The In-Between” (Aradaki): Varoluşsal Gerilimin Tanımı

Voegelin, insan varoluşunun zorunlu olarak metaxy veya “Aradaki” alanı olduğunu belirtir.5 Bu alan, insanın felsefi, tarihi, politik ve dini yaşam yönelimlerinin mümkün olduğu yerdir.1 Metaksis, metafizik açıdan kusurluluk ile mükemmellik, zaman ile zamansızlık ve ölümlülük ile ölümsüzlük arasındaki varoluşsal uzamı ifade eder.5

Voegelin’e göre, insan bu karşıt güçler arasında bir aracılık alanı olarak var olduğu için, varlığın ilahi zeminine uyum sağlamak amacıyla bilincin dengesini korumalıdır.1 Bu uyum, noetik (akılsal) ve pnömatik (ruhsal/vahiy) boyutların farklılaşmasını ve kabulünü gerektirir. Voegelin’in metaksis anlayışı, varoluşun özünü (ideal mükemmeliyet) varoluşundan önce geldiği yönündeki klasik görüşe dayanır. Bu durum, Jean-Paul Sartre gibi varoluşçuların existentia‘nın essentia‘dan önce geldiği yönündeki tersine çevirmesine karşıt bir felsefi zemini işaret eder.7 Eğer metaxy‘deki gerilimin bir kutbu (Mükemmellik/Tanrı) kaldırılırsa, geriye yalnızca kaotik ve özden yoksun varoluş kalır. Dolayısıyla, metaksis‘te kalmak, hem klasik essentia‘nın varlığını hem de existentia‘nın dinamik zorluklarını kabul etmenin entegre yolunu sunarak, nihilizm ve radikal varoluşçuluktan kaçınmak için bir zorunluluk teşkil eder.

II.2. Mutluluk Veren Arayış: Tanrı’nın Arayışı ve İnsanın Arayışı

Voegelinci metaksis‘in kalbinde yatan temel dinamik, “Tanrı’nın insanı araması ve insanın Tanrı’yı araması arasındaki gerilim—birbirini arama ve bulmanın karşılıklı olmasıdır”.1 Bu arayış karşılıklıdır ve “kalbinin Ötesi” ile buluşmayı içerir. Bu dinamik, ilahi Varlığın, arayışın kendisinden önce var olması ve onu motive etmesiyle karakterize edilir. Voegelin, ilahi Öte’nin (Beyond) aynı zamanda bir ilahi İç (Within) olduğunu, en karmaşık düşüncelerin içinde bile mevcut olduğunu belirtir.1

Bu varoluşsal gerilim, statik bir felsefi mekan değil, tarihsel ve kültürel olarak gelişen bir fenomenoloji alanıdır. Voegelin’in Order and History eserinde gösterdiği gibi, düzen bilincinin durağan olmadığı, farklılaşmış içgörüye doğru hareket ettiği anlaşılmaktadır.8 Metaksis‘teki bu gerilim, tarih boyunca farklı semboller ve deneyimler üreterek, insanın hakikate olan bilincinin evrimini belirlemiştir. Bu nedenle metaksis‘i anlama çabası, politik düzenin iyileştirilmesi ve modern krizin aşılması için zorunlu bir ön koşuldur, zira politik düzene dair her sorun, nihayetinde metaxy‘deki gerilimin yanlış yönetilmesine veya reddedilmesine dayanır.

II.3. Varoluşsal Gerilimin Erdemleri: Sevgi, Umut ve İnanç

Metaksis‘teki varoluşsal gerilimi sürdürmek, insan ruhundan belirli erdemleri talep eder. Sevgi, umut ve inanç, bu varoluşsal gerilimin sürekli sembolleridir ve pre-Sokratik filozoflardan St. Paul ve St. Augustine’e kadar izlenebilir.5

Bu erdemler, metaxy‘de iki kutup arasındaki mesafeyi kabul eden ve bu mesafeyi yapıcı bir şekilde doldurmaya çalışan ruhun sağlıklı halleridir. Sevgi (Eros), Platon’da olduğu gibi yükselişin itici gücü iken; umut ve inanç, mükemmeliyet kutbunun (ilahi zemin) mevcut kusurlu varoluşta henüz tam olarak gerçekleşmemiş olmasına rağmen, ulaşılabilirliğine olan güveni temsil eder. Bu erdemler, bilinci, varoluşun karmaşık gerçekliğini kabul etmeye ve varlığın ilahi zeminine uyum sağlamaya yönlendirir.1

III. Metaksis’in Teolojik ve Tarihsel Denge Çizgisi: Push vs. Pull

Voegelin, metaksis‘teki gerilimin tarihsel olarak iki ana arayış modeli etrafında farklılaştığını analiz eder: Hellenik geleneğin “İtme” (Push) deneyimi ve Hristiyan geleneğin “Çekme” (Pull) deneyimi.6 Bu ayrım, bilincin farklılaşmasını ve hakikatin farklı semboller aracılığıyla nasıl ortaya çıktığını gösterir.

III.1. Hellenik ‘İtme’ (Push) Deneyimi ve Noesis

Hellenik gelenek, metaxy‘deki insan ve Tanrı arasındaki kutupları, esasen insandan başlayan bir “itme” moduyla kat etmiştir.6 Bu modelde odak noktası, insanın kendi bilinci ve aklı (noesis) aracılığıyla varlığın zeminini ve düzenin temelini yavaşça ortaya çıkarma çabasıdır.6 Bu rasyonel araştırma ve içe dönüş, bilincin gerilimini rasyonel bir süreçle yönetme girişimidir. Stoacılar gibi düşünürler, varoluşun anlamını kavramak için metaxy‘de içe dönerek ruh ile ilişkiyi ayırt etmişlerdir.6 Hellenik “itme” deneyimi, farklı uygulayıcılar farklı semboller sunabilse de, gerçeği yavaşça açığa çıkarmaya devam eden felsefi akılcılığı temsil eder.6

III.2. Hristiyan ‘Çekme’ (Pull) Deneyimi ve Pneuma

Hristiyan deneyimi ise, Tanrı’nın onlara bilinçte vahyedilmiş olarak bulunması ve böylece metaxy‘de ilahi kutba doğru “çekilmesi” (Pull) esasına dayanır.6 Bu model, pneuma (Ruhani deneyim/Vahiy) ile karakterize edilir. Pnömatik deneyim, bilimsel boyutu noesis‘te bulunabilse de, ruhani olarak eski insan ruhsal deneyimine (mite) daha yakın kabul edilir.

Voegelin, pnömatik deneyimin, Hristiyan filozofların Hristiyan vahyi ile noetik ilkeleri birleştirmesiyle mükemmelleştiğini öne sürer.6 Bu, Voegelin için ne salt Hristiyan teolojisinin ne de salt Hellenik felsefenin tek başına yeterli olduğunu, fakat hakikatin bu iki deneyim biçiminin sentezinde yattığını ima eden önemli bir durumdur. Metaksis‘teki sağlıklı varoluş, hem rasyonel araştırmayı (bilinçli çaba, push) hem de ruhani açıklığı (vahye teslimiyet, pull) gerektirir. Siyaset felsefesi, bu çifte arayışın ifadesi olan düzen formlarını analiz etmelidir.

III.3. Metaksis’in Hayati Rolü: Dörtlü Oryantasyon

Metaksis‘in, bireyin ve toplumun sadece dini yaşamını değil, aynı zamanda felsefi, tarihsel ve politik yaşam yönelimlerini de şekillendirdiği belirtilir.1 Voegelin’in felsefi antropolojisi, salt bir siyaset teorisi olmaktan çok, insanın metaxy gerilimini nasıl yönettiğine bağlı olan “tarihin sembolik formu olarak anlaşılan bir tarih felsefesi”dir.8

Bu, metaksis‘in politik düzen için temel bir zemin oluşturduğu anlamına gelir. Metaxy bilinci, düzenin kökenini varlığın ilahi zemininde arar ve böylece insanı, modern ideolojilerin getirdiği ruhsal kayıp ve hastalıklara karşı korur.

Tablo 2: Varoluşsal Metaksis’in İki Arayış Modeli
Arayış Modeli
Hellenik Model
Hristiyan Model

IV. Metaksis’ten Kaçış: Gnostisizm ve Gerçekliğin Kaybı Patolojisi

Eric Voegelin’in siyaset felsefesi, modern krizin kaynağını, metaxy‘nin varoluşsal gerilimini koruyamamanın yol açtığı ruhsal bir hastalık olarak tanımladığı Gnostisizmde bulur.6 Gnostik yaklaşım, metaksis alanının doğasına yönelik ontolojik bir saldırıdır.

IV.1. Kutbun Hipostatizasyonu Tehlikesi ve Patolojinin Doğuşu

Metaksis, kusurluluk ve mükemmellik arasındaki hassas dengeyi sürdürmeyi gerektirir. Bu iki kutuptan birini varsayımlaştırma veya mutlaklaştırma (hypostatization) girişimi, ruhsal dengesizliğe yol açar. Voegelin, böyle bir girişimin “ruhun parlak gerçekliğinin” kaybına ve “boş spekülasyona” neden olduğunu belirtir.9 Gnostisizm tam olarak bu ruhsal dengesizlikten doğar.

Hipostatizasyon, genellikle varoluşun Öte (transcendent) yönüne aşırı vurgu yapılması veya tam tersi, sadece İç (immanent) yönünün mutlaklaştırılması şeklinde ortaya çıkar. Örneğin, Hristiyan mittindeki eskatolojik yönlerin, kozmogonik yönler pahasına aşırı vurgulanması, Gnostik yorumlara kapı açabilir.9 Bu, insanın kozmostaki rolünü ve kozmosun Başlangıçtaki düzenini reddetmeye yol açar.

IV.2. Gnostisizm: Kozmosun ve Başlangıcın Reddi

Gnostik spekülatörler, yoğun bir şekilde deneyimlenen Öte’nin varlığı karşısında Başlangıç (kozmogoni) sorusunu yabancılaştırırlar.9 Eğer insan bu dünyada “içinde değilmiş gibi” yaşamak zorundaysa, ölüm yoluyla hapishaneden kaçış mümkünse, kozmos neden var olsun ki? Bu bakış açısı, dünyayı “yabancı, düzensiz, kaotik ve anlamsız bir dünya,” bir hapishane olarak görür.6 Tanrı, dünyadan tamamen kopuk (devoid of reality) transcendent bir varlık olarak algılanır ve bu dünya, gerçeklikten yoksun kalır.6 Bu görüş, Platon’un evrenin teleolojik olarak ilahi Akıl (Nous) tarafından düzenlendiği ve taklit edilmeye değer olduğu yönündeki görüşüyle taban tabana zıttır.4

Voegelin, modern Gnostikleri; Tanrı’yı varlığın temeli olarak reddeden, insanın materyal varlığını tek gerçeklik olarak kabul eden ve ütopyacı, immanent programlar aracılığıyla dünya egemenliği hedefleyen bireyler, gruplar veya toplumlar olarak tanımlar (örnekler: Nasyonal Sosyalizm, Komünizm).6 Bu gruplar, insan kusurluluğunun metaxy‘deki varoluşun kaçınılmaz bir sonucu olduğunu reddederek, cenneti tarih içinde yeryüzüne indirmeye çalışırlar.

IV.3. Katılımsızlık (Non-Participation) ve Gerçekliğe Direnç (Untruth)

Metaksis‘ten kaçış, kaçınılmaz olarak gerçekliğe karşı bir dirence yol açar. Öte’ye orantısız odaklanma, “katılımsızlık” (non-participation) imgelemini teşvik eder.9 Bu durum, insanın bu gerçekliğe katılım rolünün inkâr edilmesine neden olur. Gnostik düşünürler, varoluşun hakikatini inkar etmekten ziyade, ona direnmektedirler.6

Voegelin, untruth (gerçek dışılık) terimini, modern ideolojik çarpıtmalar ve “gerçeklik kaybı” yaratan ruhsal nedenleri teşhis etmek için kullanmıştır.6 Metaxy‘nin varoluşsal gerilimini korumak, iki kutbun da gerçekliğini kabul etmeyi gerektirir. Gnostisizm ise ya immanent kutbu mutlaklaştırır (materyalizm) ya da transcendent kutbu mutlaklaştırır (dünyayı hapishane varsayarak kaçış).6 Metaksis‘in reddi, bu nedenle politik patolojinin kaynağıdır, çünkü varoluşun zorunlu doğasını reddederek, “ikinci düzenlenmiş gerçeklik” yaratırlar.6

Gnostik hareketin altı temel karakteristiği, metaksis‘e karşı bu ontolojik saldırının mekanizmasını açıklar 6:

  1. Mevcut durumdan hoşnutsuzluk.
  2. Dünyadaki düzensizliğin, varlığın düzenindeki içsel bir eksiklikten kaynaklandığı inancı.
  3. Dünyanın kötülüğünden kurtuluşun mümkün olduğu inancı.
  4. Bu kurtuluşun, varlığın düzeni değiştirilirse mümkün olacağı inancı.
  5. Bu değişikliğin tarihte mümkün olduğu inancı.
  6. Değişikliğin gnosis (nasıl yapılacağı bilgisi) ile mümkün olacağı inancı.
Tablo 3: Gnostisizm: Metaksis’ten Kaçışın Patolojik Biçimi
Gnostik Karakteristik (Voegelin)
Dünyanın Kaotik Bir Hapishane Olması İnancı 6
Varlığın Temelini Reddetme (Tanrı’yı) 6
Kutbun Hipostatizasyonu (Sadece Öteye Odaklanma veya Sadece İçseli Mutlaklaştırma) 9
Tarih İçinde Mükemmeliyet (Ütopya) İsteği 6

V. Metaksis Bilinci ve Politik Düzenin İyileştirilmesi

V.1. Metaksis’in Felsefi Mirası ve Sürekliliği

Metaksis, Platon’un Symposium‘unda Eros aracılığıyla ruhun yükselişini sağlayan aracı bir varlık olmaktan 2, Timaeus‘ta kozmik düzenin ontolojik alanı olmaya 4 ve nihayet Eric Voegelin’de insan bilincinin felsefi, tarihsel, politik ve dini oryantasyonunu sağlayan varoluşsal gerilim alanına evrilmiştir.1 Bu kavramsal süreklilik, hakikatin ne statik ne de tek boyutlu olduğunu, aksine Varlık ve Oluş arasındaki dinamik ve zorlu bir alanda deneyimlendiğini gösterir.

Metaxy‘nin deneyimlenmesi, tarihsel olarak farklılaşmıştır—Hellenik arayışın ‘itme’ modeli ile Hristiyan vahiy ‘çekme’ modelinin sentezi, hakikatin hem akılsal araştırmayı hem de ruhani açıklığı gerektirdiğini ortaya koyar.6 Bu çift yönlü arayış, modern felsefe tarafından sıklıkla reddedilen, ancak politik düzenin sağlıklı işleyişi için elzem olan bir temeldir.

V.2. Modern Kriz Karşısında Metaxy‘de Kalmanın Zorunluluğu

Modern siyasal ve sosyal kriz, Voegelin tarafından teşhis edildiği üzere, insanın metaxy‘nin karmaşık gerçekliğinden (hem kusurlu hem de ilahi düzene sahip) kaçma arzusunun sonucudur.6 Gnostisizm, bu kaçışın ruhsal patolojik biçimidir; varoluşun zorlu gerilimini ortadan kaldırarak, ya transcendent kutbu ya da immanent kutbu mutlaklaştırmaya çalışır.

Metaxy bilincini yeniden kazanmak, modern siyasal ideolojilerin dayattığı “ikinci düzenlenmiş gerçekliği” 6 reddetmek anlamına gelir. Bu bilinç, varoluşun zorluklarını (hastalık, ölüm, düzensizlik) kabul eden, ancak yine de varlığın zeminini reddetmeyen varoluşsal direnişçinin tavrını gerektirir.

V.3. Gerçekliğe Katılımın İyileştirici Gücü

Varoluşun hakikati, metaxy‘deki gerilimi kabul etmekte yatar. Bu gerilimi korumak, katılımsızlık (non-participation) ve untruth‘a karşı tek savunmadır.6 Gerçek özgürlük, insanın kendini ilahi Arayış/Arayışın karşılıklı dinamiğine açmasında ve iki dünya arasındaki bu zorlu dengeyi muhafaza etmesinde bulunur. Metaksis, sonuç olarak, sadece felsefi bir kavram değil, aynı zamanda kişisel ve kolektif düzenin restore edilmesi için gerekli olan bir ruhsal disiplin ve politik bir gerekliliktir.

VI. Kaynakça (Bibliyografya)

Aşağıdaki kaynakça, bu raporda kullanılan felsefi ve akademik referansları içermektedir.

Platonik Felsefe ve Kozmoloji

  1. Voegelin, E. (1981). The Collected Works of Eric Voegelin 12: Published Essays, 1966-1985. Louisiana State University Press. (Metaksis ve varoluşsal gerilim üzerine temel referanslar içerir.)
  2. Moore, K. R. (2017). Plato’s Symposium, Eva Brann and Peter Kalkavage, Eric Salem. The Imaginative Conservative. Erişim adresi: https://theimaginativeconservative.org/2017/03/plato-symposium-eva-brann-peter-kalkavage-eric-salem.html 2
  3. Stanford Encyclopedia of Philosophy. (2020). Plato’s Timaeus. Erişim adresi: https://plato.stanford.edu/entries/plato-timaeus/ 4
  4. Jowett, B. (Çeviren). The Timaeus of Plato. Erişim adresi: https://archive.org/download/timaeusofplato00platiala/timaeusofplato00platiala.pdf 10
  5. Wikipedia. Symposium (Plato). Erişim adresi: https://en.wikipedia.org/wiki/Symposium_(Plato 3

Eric Voegelin ve Metaksis Felsefesi

  1. VoegelinView. (2013). Testing the Truth of the In-Between. Erişim adresi: https://voegelinview.com/testing-the-truth-of-the-in-between/ 5
  2. VoegelinView. (2017). Eric Voegelin and the Recovery of Political Theory. Erişim adresi: https://voegelinview.com/eric-voegelin-and-the-recovery-of-political-theory/ 8
  3. VoegelinView. (2019). A Man Fully Alive: Augustine’s Conversion and Eric Voegelin’s Metaxy. Erişim adresi: https://voegelinview.com/a-man-fully-alive-augustines-conversion-and-eric-voegelins-metaxy/ 9
  4. Ruff, M. W. (2021). Voegelin’s Philosophical, Historical, Political and Religious Orientation in Life: The Metaxy. Peter Lang. Erişim adresi: https://www.peterlang.com/document/1059159 1
  5. Thompson, A. J. (2009). Eric Voegelin’s Quest to Resist Untruth and Restore the Roots of Order. LSU Graduate School Theses. Erişim adresi: https://repository.lsu.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=4073&context=gradschool_theses 6
  6. Reddit. What was the deal with Heidegger and Sartre’s relationship to metaphysics? Erişim adresi: https://www.reddit.com/r/askphilosophy/comments/13duk4y/what_was_the_deal_with_heidegger_and_sartres/?tl=tr 7

Alıntılanan çalışmalar

  1. The Role of Metaxy in the Political Philosophy of Eric …, erişim tarihi Kasım 10, 2025, https://www.peterlang.com/document/1059159
  2. Plato’s “Symposium”: Beguiling Eros – The Imaginative Conservative, erişim tarihi Kasım 10, 2025, https://theimaginativeconservative.org/2017/03/plato-symposium-eva-brann-peter-kalkavage-eric-salem.html
  3. Symposium (Plato) – Wikipedia, erişim tarihi Kasım 10, 2025, https://en.wikipedia.org/wiki/Symposium_(Plato)
  4. Plato’s Timaeus (Stanford Encyclopedia of Philosophy), erişim tarihi Kasım 10, 2025, https://plato.stanford.edu/entries/plato-timaeus/
  5. Testing the Truth of Man’s Experiences in the In-Between …, erişim tarihi Kasım 10, 2025, https://voegelinview.com/testing-the-truth-of-the-in-between/
  6. Eric Voegelin’s Quest to Resist Untruth and Restore the Roots of Order, erişim tarihi Kasım 10, 2025, https://repository.lsu.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=4073&context=gradschool_theses
  7. Heidegger ve Sartre’ın Hümanizm’i arasındaki mesele neydi? : r/askphilosophy – Reddit, erişim tarihi Kasım 10, 2025, https://www.reddit.com/r/askphilosophy/comments/13duk4y/what_was_the_deal_with_heidegger_and_sartres/?tl=tr
  8. Eric Voegelin and “The Recovery of Political Theory” – VoegelinView, erişim tarihi Kasım 10, 2025, https://voegelinview.com/eric-voegelin-and-the-recovery-of-political-theory/
  9. A Man Fully Alive: Augustine’s Conversion and Eric Voegelin’s Metaxy, erişim tarihi Kasım 10, 2025, https://voegelinview.com/a-man-fully-alive-augustines-conversion-and-eric-voegelins-metaxy/
  10. The Timaeus of Plato, erişim tarihi Kasım 10, 2025, https://archive.org/download/timaeusofplato00platiala/timaeusofplato00platiala.pdf

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir