Giriş
11 Eylül 2001, modern tarihin en karanlık günlerinden biri olarak hafızalara kazındı. ABD’de dört yolcu uçağı kaçırıldı ve bunlardan ikisi New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin İkiz Kuleleri’ne çarptı. Üçüncü uçak Pentagon’a yönlendirildi, dördüncüsü ise Pensilvanya’da düştü. Bu olaylar, yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne ve ABD’nin küresel politikalarını kökten değiştirmesine yol açtı.
Ancak saldırılarla ilgili resmi açıklamalar, yıllardır süren komplo teorileriyle gölgelenmiş durumda. Gerçekten de 11 Eylül, yalnızca bir terör saldırısı mıydı, yoksa daha derin bir planın parçası mıydı?
Resmi Anlatı: El Kaide ve ABD’nin Yanıtı
ABD hükümetine göre saldırılar, Usame bin Ladin liderliğindeki El Kaide tarafından gerçekleştirildi. Saldırganlar, uçuş eğitimi almış ve titizlikle planlanmış bir operasyon yürütmüştü.
Olayın ardından ABD, Afganistan’a savaş açarak Taliban rejimini devirdi ve 2003 yılında Irak’a müdahale etti. ABD hükümeti, Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğunu iddia etti, ancak bu silahlar asla bulunamadı.
ABD, saldırıların ardından Patriot Act adlı yasayı çıkardı ve uluslararası güvenlik politikalarını sıkılaştırdı. Ancak bu durum, sivil özgürlüklerin ihlali konusunda büyük tartışmalara neden oldu.
Komplo Teorileri: İçeriden Bir İş mi?
11 Eylül saldırılarıyla ilgili en büyük iddialardan biri, ABD hükümetinin saldırılardan önceden haberdar olduğu ve göz yumduğu ya da bizzat saldırıları düzenlediği yönünde.
1. “Jet Yakıtı Çelik Kirişleri Eritmez”
En popüler komplo teorilerinden biri, uçak yakıtının çelik kirişleri eritemeyeceği yönünde. Komplo teorisyenlerine göre, binaların çöküşü kontrollü bir patlama gibi görünüyordu ve bu da içeriden bir sabotaj ihtimalini gündeme getirdi.
Ancak Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü’nün (NIST) raporuna göre, kulelerin kolonları zaten büyük bir darbe almıştı ve çelik yapı 1000°C’ye varan sıcaklıklara maruz kaldığında eğrildi. Bu durum, çöküşü açıklayan ana etkenlerden biri olarak gösterildi.
2. 7. Bina (WTC 7) Neden Yıkıldı?
İkiz Kuleler’in çökmesinden saatler sonra, yakınlardaki 7 Dünya Ticaret Merkezi (WTC 7) de çöktü. Ancak bu bina herhangi bir uçağın hedefi olmamıştı.
Bu olay, “7. bina kendi kendine yıkıldı mı?” sorusunu doğurdu. Bazı komplo teorisyenlerine göre, bina önceden yerleştirilen patlayıcılarla kontrollü olarak yıkıldı.
Fakat resmi raporlara göre, WTC 7’nin çöküşü, Kuzey Kulesi’nden düşen enkazın yol açtığı yangınlar nedeniyle gerçekleşti. Bu yangınlar 7 saat boyunca sürdü ve binanın taşıyıcı kolonlarını zayıflattı, böylece çökmesine neden oldu.
3. ABD’nin Saldırıları Bahane Etmesi
Bir diğer iddia, ABD’nin 11 Eylül’ü kullanarak Orta Doğu’ya müdahale etmek için bahane yarattığı yönünde.
Bu teori, 2003’te Irak’ın işgal edilmesiyle daha da güçlendi. Çünkü Irak’ın 11 Eylül saldırılarıyla hiçbir doğrudan bağlantısı yoktu ve Saddam Hüseyin’in kitle imha silahları olduğu yalanlandı.
ABD’nin, 11 Eylül sonrası çıkardığı Patriot Act yasası da bireysel özgürlüklerin kısıtlanmasına neden oldu. NSA’nın telefon dinlemeleri ve havaalanlarında aşırı güvenlik önlemleri, insanların mahremiyet hakkını ihlal etti.
Gerçek Nedir?
11 Eylül saldırıları hakkında birçok teori ortaya atılmış olsa da, kesin olan bir şey var: Bu olay, dünyayı kalıcı olarak değiştirdi. ABD’nin dış politikası güvenlik merkezli hale geldi, Orta Doğu’da savaşlar başladı ve İslam dünyası ile Batı arasındaki gerilim arttı.
Gerçek ne olursa olsun, 11 Eylül hâlâ tarihin en büyük gizemlerinden biri. Resmi raporlar ve komplo teorileri bir arada var olmaya devam ediyor. Ancak en önemli soru şu: Bizi gerçeklere ulaştıracak objektif bir araştırma mümkün mü?
Kaynaklar:
- Cumhuriyet: 11 Eylül ve Komplo Teorileri
- A Haber: 11 Eylül Saldırılarının 20. Yılı
- https://www.flickr.com/photos/rudis323/42995258670/

Bir yanıt yazın