1. Tabiîn Döneminin Kırılma Noktası Olarak Hasan-ı Basri
Hasan-ı Basri (M. 641-728), İslam düşünce tarihinde “Kurucu Nesil” olarak kabul edilen sahabe dönemi ile “Kurumsal Nesil” olarak bilinen, mezheplerin ve ilmi ekollerin teşekkül etmeye başladığı dönem arasında kritik bir köprü vazifesi görmüş, merkezi ve çok yönlü bir figürdür. Yaşadığı dönem (H. 21-110), İslam’ın teolojik, fıkhî ve mistik düşüncesinin ana hatlarının belirlendiği, erken dönem fikri ve siyasi tartışmalarının yoğunlaştığı bir “protokol dönemi” olarak nitelendirilebilir. Bu bağlamda, onun hayatı ve entelektüel mirası, söz konusu dönemin sosyo-politik ve entelektüel dinamiklerini anlamak için eşsiz bir anahtar sunmaktadır.
Bu rapor, sadece Hasan-ı Basri’nin biyografik detaylarını kronolojik bir şekilde sunmakla yetinmeyecek, aynı zamanda onun fikirlerinin ve kişiliğinin, Emevi rejiminin getirdiği sosyal ve siyasi baskılarla nasıl iç içe geçtiğini derinlemesine analiz edecektir. Ayrıca, rapor, onun ilmî mirasının neden farklı ve hatta birbiriyle çelişen ekoller (Ehl-i Sünnet, Mu’tezile, Tasavvuf) tarafından sahiplenildiğini kapsamlı bir şekilde inceleyecektir. Bu durum, erken İslam düşüncesinin henüz katı mezhepsel sınırların oluşmadığı, esnek ve bütüncül doğasını ortaya koyan en önemli göstergelerden biridir. Onun şahsiyeti ve öğretileri, bir yandan pratik siyasi duruşu, diğer yandan derin bir maneviyatı ve zengin bir fıkıh birikimini aynı anda barındırarak, İslam düşüncesinin ilk yüzyılındaki karmaşık yapıyı gözler önüne sermektedir.
2. Hayatı ve Dönemi: Emevi Sosyo-Politik Ortamında Bir Mevali Alimi
A. Biyografik Çerçeve
Hasan-ı Basri, “Tabi’in” neslinin en büyük simalarından biri olarak kabul edilmektedir.1 Tam adı,
Hasan bin Yesar‘dır.1 Kendisi, aslen ailesinin memleketi Irak’ın Basra kentinden olduğu için “Basri” nisbesiyle meşhur olmuştur.1 Künyesi ise kaynaklara göre
Ebu Muhammed veya Ebu Said‘dir.1 Babası, sahabeden Zeyd bin Sabit’in azatlı kölesi (mevlası) olan Cafer’dir, annesi Hayre Hatun ise Hz. Peygamber’in hanımlarından Ümmü Seleme’nin hizmetçisidir.2
Hasan-ı Basri’nin doğum tarihi hususunda kaynaklarda ufak bir farklılık bulunmaktadır. Bazı kaynaklar onun M. 641 (Hicri 21) yılında doğduğunu belirtirken 1, diğerleri M. 642 (Hicri 21) yılını işaret etmektedir.4 Bu küçük çelişki, erken dönem İslam tarih yazıcılığındaki farklılıkları göstermektedir. Ancak vefat tarihi konusunda kaynaklar hemfikirdir; Hasan-ı Basri, M. 728 (Hicri 110) yılında, 88 yaşında iken bir cuma günü Basra’da vefat etmiştir.2
Biyografik anlatılar, onun çocukluğuna dair önemli detaylar barındırmaktadır. Hz. Ömer’in halifeliği sırasında Medine’de dünyaya gelen Hasan, rivayete göre doğduğunda güzelliği sebebiyle Hz. Ömer’e götürülmüş ve halife tarafından kendisine “Hasan” (güzel) adı verilmiştir.1 Bu, onun hayatının başından itibaren üst düzey bir ilgi ve himaye ile kuşatıldığının bir göstergesidir. Annesi Hayre Hatun, Hz. Ümmü Seleme’nin hizmetçisi olduğu için, küçük Hasan da sık sık onun yanına götürülmüştür. Bu süreçte Ümmü Seleme’nin Hasan’la çok ilgilendiği, hatta onu emzirdiği ve onun için “Ya Rabbi! Onu dinde fakih kıl ve insanlara sevdir” diye dua ettiği rivayet edilmektedir.2 Bu durum, onun hem ilmi hem de manevi gelişiminde sahabe neslinin ne denli belirleyici bir rol oynadığını ortaya koymaktadır.
Hasan-ı Basri, çocukluğunu Medine’de geçirdiği için Arap dilini en iyi şekilde öğrenmiş ve genç yaşta Kur’an’ı Kerim’i ezberlemiştir.1 Daha sonra, Hz. Ali’nin hilafeti döneminde (M. 658), o zamanlar bir ilim ve askeri merkez olan Basra’ya göç etmiştir.7 Hayatının büyük bir kısmını burada ilim ve vaaz halkaları kurarak geçirmiştir.
B. Sosyal ve Siyasi Bağlam
Hasan-ı Basri’nin yaşadığı Emevi dönemi, İslam toplumunun siyasi ve sosyal yapısında köklü değişimlerin yaşandığı bir süreçtir. Halifeliğin babadan oğula geçen bir saltanata dönüşmesiyle başlayan bu dönem, siyasi kargaşalara ve ahlaki yozlaşma algısına yol açmıştır.10 Toplum, Arap Müslümanları ve Arap olmayan Müslümanlar (Mevâlî) arasında Arap milliyetçiliğine dayalı katı bir tabakalaşmaya sahipti.10 Mevâlî statüsündeki bireyler, eski köleler olarak görülüyor, orduda ve yönetimde önemli görevlere getirilemiyor, hatta gayrimüslimlerden alınan cizye ve haraç gibi vergilerle muhatap olabiliyorlardı.10
Hasan-ı Basri’nin ailesi de eski köleler olarak bu mevâlî zümresine mensuptu. Bu kişisel arka plan, onun Emevi rejiminin Arap milliyetçiliğine dayalı ayrımcılığını bizzat tecrübe etmesine neden olmuştur. Bu deneyim, onun dünyaya karşı mesafeli ve ahlaki bir duruş sergilemesinde bir katalizör işlevi görmüştür. Onun fikri duruşu ile sosyal statüsü arasındaki bu bağ, sadece bir tesadüften ibaret değildir. Emevi halifeleri, baskıcı uygulamalarını ve siyasi despotizmi meşrulaştırmak için “cebr” (kadercilik) düşüncesini kullanıyorlardı. Bu düşünce, insanların kendi eylemlerinden sorumlu olmadığını, her şeyin ilahi takdirin bir sonucu olduğunu iddia ederek, yapılan zulümleri de bu kaderin bir parçası olarak gösteriyordu.12
Bu ortamda Hasan-ı Basri’nin kaleme aldığı ve irade hürriyetini savunan Kader Risalesi 13, sadece bir teolojik argüman değil, aynı zamanda mevcut siyasi duruma karşı ahlaki bir itiraz niteliğindedir. O, haksızlık ve zulmün Allah’ın kaderi olmadığını savunarak, bireyin sorumluluğunu ve dolayısıyla yöneticilerin sorumluluğunu vurgulamıştır.13 Bu siyasi muhalefet, doğrudan bir isyan çağrısı yerine, “pasif direniş” olarak nitelendirilebilecek fikri ve ahlaki bir duruşla mevcut düzeni sorgulama biçimini ifade etmektedir. Böylece, onun mevali statüsünden kaynaklanan kişisel mağduriyeti, otoriteye karşı ahlaki ve entelektüel bir direniş felsefesine evrilmiştir. Bu durum, bir alimin kendi kimlik ve yaşam tecrübesinden yola çıkarak, tüm toplumun sorunlarına yönelik evrensel bir ahlak ve sorumluluk düşüncesi inşa etmesinin somut bir örneğidir.
Tablo 1: Hasan-ı Basri Biyografik Veri Kaynakları Karşılaştırması
| Veri Noktası | Kaynak A 1 | Kaynak B 4 | Çözümleme ve Uzlaşma |
| Doğum Yılı | M. 641 (H. 21) | M. 642 (H. 21) | Aradaki bir yıllık fark, erken dönem Hicri takvim yazımlarından veya farklı tarihçilerin yıl başlangıcı tercihlerinden kaynaklanabilir. Her iki yıl da Hicri 21’e denk gelmektedir. |
| Tam Adı | Hasan bin Yesar | Ebu Sa’id ibn Ebi al-Hasan Yasār al-Basri (Künye ile birlikte) | Asıl adının Hasan bin Yesar olduğu, tam adının ise künyesiyle birlikte zikredildiği anlaşılmaktadır. |
| Babanın Adı | Yesar | Peroz | Cafer |
| Künyesi | Ebu Muhammed veya Ebu Said | Ebu Said | Ebu Said veya Ebu Muhammed künyelerinin her ikisi de kullanılmaktadır. |
| Ölüm Yılı | M. 728 (H. 110) | M. 728 (H. 110) | Kaynaklarda ölüm tarihi konusunda bir tutarsızlık bulunmamaktadır. |
3. Çok Yönlü Kimliği: Hadis, Fıkıh, Zühd ve Kelam Ehli
Hasan-ı Basri, İslam düşünce geleneğinde kendisinden sonra ortaya çıkan pek çok ilmi disiplin için bir referans noktası teşkil eden, birleşik bir entelektüel kimliğe sahipti. O, sadece bir fıkıh veya hadis âlimi değil, aynı zamanda bir vaiz, bir mistik ve bir kelamcıydı. Bu çok yönlülüğü, onun düşüncesinin bütüncüllüğünü ve derinliğini yansıtmaktadır.
A. İlim Öğrenimi ve Hocaları
Hasan-ı Basri, “Tabi’in” neslinin en meşhur ve etkili figürlerinden biri olarak, hayatı boyunca başta Hz. Peygamber’in zevcesi Ümmü Seleme olmak üzere, yüzü aşkın (bir rivayete göre 120 veya 130) sahabiyle görüşme fırsatı bulmuştur.6 Enes bin Malik, onun en çok istifade ettiği sahabilerin başında gelmektedir.16 Ayrıca Hz. Osman, Hz. Ali, Abdullah bin Abbas ve Abdurrahman bin Semure gibi büyük sahabelerin meclislerinde bulunmuş, onların terbiyesi altında yetişmiştir.6 Sahabe ile kurduğu bu doğrudan bağ, ona hadis, tefsir, fıkıh ve kıraat gibi ilimlerde büyük bir otorite kazandırmıştır.9
B. Zühd ve Vaaz: Dünyaya Karşı Duruşun Felsefesi
Hasan-ı Basri, İslam düşüncesinde “Zahitlerin İmamı” olarak anılmaktadır.4 Zühd anlayışı, sadece dünyayı tamamen terk etmek veya maddi mallara sahip olmamakla sınırlı değildir; bu, daha çok “malın insana sahip olmasını, onu yönlendirmesini önlemek” ve kalbi dünya sevgisinden arındırmaktır.19 Onun zühd felsefesi, Kur’an ve Sünnet’e dayanmakta, dünya nimetlerine karşı bir esaretten kurtulmayı ve Allah rızası için manevi mücadele vermeyi esas almaktadır.19
Hasan-ı Basri’nin hitabet yeteneği ve belagati, vaaz ve ders halkalarının Basra’da büyük bir etki yaratmasına vesile olmuştur.17 Vaazlarında, Emevi yönetiminin dünyevileşmesini ve toplumdaki adaletsizlikleri sıkça eleştirmiştir.9 Meşhur sözleri ve hikmetli aforizmaları, zühdün ve ahiret bilincinin önemini vurgulamaktadır. Örneğin, “Dünyâ zehir gibidir. Onu bilmeyen yer, o da onu helâk eder” 22 veya “Şüphesiz iman kabul etmek ya da ümit etmek değildir. Ancak iman, kalpte yer eden ve amelin doğruladığıdır” 24 gibi sözleri, onun öğretisinin ahlaki ve manevi derinliğini ortaya koymaktadır.
C. Kelam ve İrade Tartışması: Kader ve İnsan Sorumluluğu
Hasan-ı Basri’nin yaşadığı dönem, Emevi halifelerinin kendi icraatlarını “Allah’ın takdiri” olarak meşrulaştırmaya çalıştığı bir süreçtir.12 Bu siyasi ortamda, “kader” ve “irade hürriyeti” konuları İslam düşüncesinin en sıcak tartışmalarından biri haline gelmiştir.25 Bu tartışmada, fiillerin tamamen ilahi takdire bağlı olduğunu savunan
Cebriyye ve kulun fiillerini tamamen kendi iradesiyle gerçekleştirdiğini ileri süren Kaderiyye gibi aşırı uç görüşler ortaya çıkmıştır.12
Hasan-ı Basri, bu iki aşırı görüş arasında dengeci bir pozisyon alarak, insanın eylemlerinden sorumlu olduğunu ve Allah’ın kötülükleri emretmediğini savunmuştur.8 Onun bu duruşu, Mu’tezile’nin görüşlerine yakın olmakla birlikte, sonraki dönemlerde Ehl-i Sünnet’in kader anlayışının da temelini oluşturan, insanın fiillerinde bir sorumluluğu olduğu yönündeki yaklaşıma daha yakındır.12 Onun Kader Risalesi, bu tartışmaların erken dönemde ne denli önemli olduğunu gösteren değerli bir metin niteliğindedir.13
Hasan-ı Basri’nin kelam ve zühd felsefesi arasında derin bir bağ bulunmaktadır. Onun zühd anlayışı, kişinin dünya nimetlerinden kalben uzaklaşarak kendini Allah’a adaması üzerine kuruludur.19 Bu manevi yolculuk ve mücadele, ancak bireyin kendi iradesiyle bu kararı alabilmesi durumunda anlamlı hale gelir. Eğer fiiller tamamen ilahi takdirin bir sonucu olsaydı (cebriye düşüncesi), kişinin dünyadan yüz çevirme veya günahtan kaçınma gibi ahlaki tercihleri anlamsız olurdu. Bu bağlamda, Hasan-ı Basri’nin kader konusundaki görüşü, onun zühd felsefesine rasyonel bir zemin sağlamıştır. Ahlaki sorumluluk (irade) olmadan, manevi arınma (zühd) mümkün değildir. Bu iki fikir, onun düşünce sisteminde birbirini tamamlayarak bütüncül bir dünya görüşü oluşturur.
D. Havf ve Reca: Ruhsal Dengesinin Esası
Hasan-ı Basri’nin tasavvufi ve ahlaki düşüncesinin temelini “havf” (Allah’ın azabından korku) ve “reca” (Allah’ın rahmetinden ümit) kavramları oluşturur.18 O, bu iki halin müminin Allah yolunda yürümesi için “çift kanat” olduğunu savunur.27 Yalnızca korku, insanı Allah’ın rahmetinden ümit kesmeye ve amele karşı isteksizliğe sürükleyebilirken, yalnızca ümit, insanı rehavete ve günah işlemeye teşvik edebilir. Bu iki hal arasında bir denge kurmak, onun öğretisinin merkezinde yer alır ve bu denge, sonraki tasavvuf ve ahlak ekolleri için temel bir prensip haline gelmiştir. Bu dengeci yaklaşım, onun fikirlerinin sonraki pek çok ekol tarafından benimsenmesinin ana nedenlerinden biridir.
4. Ekoller Üzerindeki Kalıcı Etkisi: Talebeler ve Fikri Miras
Hasan-ı Basri, yaşadığı dönemde sadece bir vaiz ve müfessir olarak kalmamış, aynı zamanda Basra’da kurduğu ders halkalarıyla birçok büyük alim yetiştirmiştir.28 Onun talebe halkasından yetişen isimler, sonraki dönemlerde İslam düşüncesinin farklı alanlarında önemli roller oynamışlardır.
A. Talebe Halkası
Hasan-ı Basri’nin en önemli talebelerinden bazıları arasında Katade b. Diame, Eyyub es-Sahtiyani, Yunus bin Ubeyd ve Malik bin Dinar gibi Hadis ve Fıkıh âlimleri bulunmaktadır.8 Ancak yetiştirdiği öğrenciler içinde, İslam düşünce tarihi için en sembolik figürlerden biri
Vâsıl b. Atâ‘dır.8 Rivayete göre, bir gün Hasan-ı Basri’nin ders halkasında büyük günah işleyen müminin (mürtakib-i kebire) durumu hakkında bir soru sorulur. Hasan-ı Basri cevap vermeden, Vâsıl b. Atâ, “O ne mümindir ne de kafirdir; o, ikisinin arasında bir yerdedir” (el-menzile beyne’l-menzileteyn) cevabını verir. Bu farklı yaklaşım üzerine Hasan-ı Basri, “Vâsıl bizden itizal etti (ayrıldı)” der.29 Bu olay, Vâsıl’ın ve onu takip edenlerin “ayrılanlar” anlamına gelen
Mu’tezile mezhebinin adını almasına neden olmuştur.30 Bu anlatı, teolojik farklılıkların nasıl yeni bir ekolün oluşumuna yol açtığının en somut örneklerinden biridir ve Hasan-ı Basri’nin öğrencisi üzerindeki etkisi, aynı zamanda yeni bir düşünce ekolünün temellerini atmasına da aracılık etmiştir.
B. Fıkıh Ekolleri Üzerindeki Etkisi
Hasan-ı Basri, hadis ilmindeki sağlamlığına rağmen, fıkıh alanında içtihada dayalı akılcı bir metodolojiyi benimsemiştir.31 Bu yaklaşımıyla, sonraki dönemde
Irak Fıkıh Ekolü‘nün (Ehl-i Rey) kurucularından biri olarak kabul edilir.31 Irak fıkıh mektebi, Kur’an ve Sünnet’in temel ilkelerini akıl ve kamu yararı ile yorumlamayı esas almıştır. Hasan-ı Basri’nin bu akılcı içtihad anlayışı, sonraki dönemlerde Ebû Hanîfe ve diğer büyük müçtehitler tarafından referans alınmıştır.9 Onun fıkıh alanındaki bu etkisi, İslam hukukunun oluşum sürecindeki öncü rolünü vurgulamaktadır.
C. Tasavvuf ve Kelam Ekolleri Üzerindeki Etkisi
Hasan-ı Basri, erken dönem zühd hareketinin öncülerindendir.8 Onun zühd anlayışı, korku ve ümit ekseninde Kur’an ve Sünnet’e dayanan tefekkür, nefsi arındırma ve kalbi tasfiye üzerine kuruludur.18 Bu öğretisiyle, pek çok tasavvuf silsilesinde yer alan kilit bir figür haline gelmiştir.9
Aynı zamanda, Hasan-ı Basri hem Ehl-i Sünnet hem de Mu’tezile kelamcıları tarafından kurucu bir figür olarak sahiplenilmiştir.8 Bu durum, ilk bakışta bir çelişki gibi görünse de, erken İslam düşüncesinin doğasına dair derin bir anlayış sunar. Hasan-ı Basri’nin yaşadığı dönemde teolojik, fıkhî ve mistik düşünceler henüz birbirinden ayrışmamış, iç içe geçmiş bir bütün halinde var olmaktaydı. O, bu bütüncül düşüncenin en güçlü temsilcilerinden biriydi. Fikirleri, sonraki yüzyıllarda uzmanlaşan ve kendi içinde ayrışan disiplinler için bir “kaynak havuzu” işlevi görmüştür. Mu’tezile, onun irade hürriyeti vurgusunu; Ehl-i Sünnet, Kur’an ve Sünnet’e bağlılığını ve dengeli duruşunu; Tasavvuf ise zühd ve manevi yönünü kendi ekollerinin temeli olarak görmüştür. Bu, bir figürün mirasının, farklı entelektüel yaklaşımlar için nasıl bir başlangıç noktası haline geldiğini gösteren eşsiz bir örnektir.
Tablo 2: Hasan-ı Basri’nin Fikri Mirası ve Etkilediği Ekoller
| Talebe/Etkilenen Figür | Bağlantı | Etkilediği Alan/Ekol |
| Vâsıl b. Atâ 8 | Hasan-ı Basri’nin öğrencisi ve ders halkasından ayrılan kişi. | Mu’tezile Kelam Okulu’nun kurucusu.8 |
| Mâlik b. Dinar 8 | Hasan-ı Basri’nin önde gelen öğrencisi. | Erken dönem zühd hareketi ve tasavvuf.8 |
| Katâde b. Diâme 8 | Hasan-ı Basri’nin talebe halkasından. | Tefsir ve Hadis ilimleri.8 |
| Eyyûb es-Sahtiyânî 8 | Hasan-ı Basri’nin talebe halkasından. | Hadis ve Fıkıh ilimleri.8 |
| Ebû Hanîfe 9 | Hasan-ı Basri’den etkilenen sonraki nesil alimi. | Fıkıh ve Kelam, Hanefi Mezhebi.9 |
| Habib-i Acemi 9 | Hasan-ı Basri’nin meclisinde manevi dönüşüm yaşayan figür. | Erken dönem tasavvuf ve zühd.9 |
5. Çileci Bir Alimden Düşünce Babalığına
Hasan-ı Basri, hayatı, fikirleri ve eserleriyle İslam düşüncesinin temelini atan, çok yönlü bir figür olarak tarihteki yerini almıştır. Mevâlî kökeni, Emevi rejiminin adaletsizliklerine karşı ahlaki bir duruş sergilemesinde ve insanın fiillerinden sorumlu olduğunu savunan bir teolojik sistemi inşa etmesinde belirleyici olmuştur. Onun zühd anlayışı, sadece manevi bir tercih değil, aynı zamanda siyasi bir eleştiri biçimi olarak işlev görmüştür. Bu durum, kişisel tecrübenin ve sosyal konumun, bir alimin fikri üretimini nasıl şekillendirdiğini göstermektedir.
Hasan-ı Basri’nin entelektüel mirası, öğrencileri aracılığıyla Fıkıh, Hadis, Tefsir, Kelam ve Tasavvuf gibi ana ilim dallarının oluşumuna doğrudan etki etmiştir. Onun mirasının, daha sonra birbirine rakip hale gelecek olan farklı ekoller tarafından sahiplenilmesi, bir dönemin fikir fırınında pişmiş bütüncül bir entelektüel şahsiyetin, mezheplerin oluşumundan sonra nasıl farklı yollarla anlaşıldığını göstermesi açısından son derece önemlidir. Hasan-ı Basri, İslam düşüncesinin erken, özgün ve dinamik ruhunun yaşayan bir örneği olarak kabul edilmelidir. O, İslam ilimlerinin henüz dallanıp budaklanmadığı, bilgi ve maneviyatın ayrılmaz bir bütün oluşturduğu bir dönemin sembolüdür ve bu yönüyle onun mirası, günümüz İslam düşüncesi çalışmalarında dahi merkezi bir konumda bulunmaktadır.
Alıntılanan çalışmalar
- HASAN BASRİ (641-728) KİMDİR ? Tabiin döneminin en büyüklerindendir. Asıl adı, Hasan bin Yesar’dır. Künyesi Ebu Muha, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://hasanbasriaihl.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/25/21/973765/dosyalar/2017_04/25110145_Hasan-Basri-kimdir.pdf?CHK=dd9b342d6b5adabd9e36a5f32b23dab3
- Allah Dostları | Hasan-ı Basri Hazretleri – YouTube, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.youtube.com/watch?v=reEcKFjgeQI
- HASAN BASRİ (641-728) KİMDİR ? Tabiin döneminin en büyüklerindendir. Asıl adı, Hasan bin Yesar’dır. Künyesi Ebu Muha, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://hasanbasriaihl.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/25/21/973765/dosyalar/2017_04/25110145_Hasan-Basri-kimdir.pdf
- Hasan al-Basri – Wikipedia, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://en.wikipedia.org/wiki/Hasan_al-Basri
- Hasan-ı Basri – Biriz Biz, erişim tarihi Eylül 18, 2025, http://biriz.biz/evliyalar/Hasan-iBasri.htm
- Hasan-ı Basrî (k.s.) – Özlenen Rehber Dergisi, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://ozlenenrehber.com.tr/tr/dergi/29/hasan-i-basri-k-s-26.html
- al-Ḥasan al-Baṣrī summary – Britannica, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.britannica.com/summary/al-Hasan-al-Basri
- Hasan-ı Basrî – İslam Düşünce Atlası, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://islamdusunceatlasi.org/hasan-i-basri/405
- Hasan-ı Basri – Vikipedi, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan-%C4%B1_Basri
- Emeviler dönemi genel özellikleri ve gelişmeleri nelerdir? Emeviler dönemi tarihi – Hürriyet, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.hurriyet.com.tr/egitim/emeviler-donemi-genel-ozellikleri-ve-gelismeleri-nelerdir-emeviler-donemi-tarihi-41879522
- Emevîler döneminde sosyal tabakalar – DergiPark, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/260692
- Hasan el-Basrî Hayatı, İlmî Kişiliği ve Kelam İlmindeki Yeri – DergiPark, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/394407
- Hasan Basri’nin “Kader Risalesi” İnsan İradesinin Özgürlüğünü Vurgular – tokad.org, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.tokad.org/2013/02/22/hasan-basrinin-kader-risalesi-insan-iradesinin-ozgurlugunu-vurgular/
- Hasan-ı Basrî (1/2) – İslam Alimleri 1. Bölüm – YouTube, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.youtube.com/watch?v=AhXkKvgD9u4
- HASAN-I BASRÎ – İslam İlimleri, erişim tarihi Eylül 18, 2025, http://islamilimleri.com/Ktphn/Kitablar/19/002/Turkce/islamalimleri/0240.htm
- HASAN-I BASRÎ KIRÂATİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ* – DergiPark, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3017692
- HASAN-I BASRÎ Hayatı – Evliyalar Ansiklopedisi – ehlisunnetbuyukleri.com | İslam Alimleri | Evliya Hayatları, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.ehlisunnetbuyukleri.com/Evliyalar-Ansiklopedisi/Detay/Irak-Basra-HASAN-I-BASRI/906
- HASAN-I BASRÎ – Sorularla Risale, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://sorularlarisale.com/hasan-i-basri
- ZÜHD VE SÛFÎLERİN ZÜHDE YÜKLEDİKLERİ ANLAM Tasavvufta Dünyevileşmeye Tepkisel Yaklaşım Kadir Özköse* Anahtar Kelim – DergiPark, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/223857
- Hasan-ı Basrî Sözleri ve Alıntıları – 1000Kitap, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://1000kitap.com/yazar/hasan-i-basri/alintilar
- HASAN-I BASRİ’nin HAYATI ÖĞRETİM VE TEFSİR YÖNTEMİ – İslam İlimleri, erişim tarihi Eylül 18, 2025, http://islamilimleri.com/AnaSayfa/35/05Hasan-iBasrininHayati.pdf
- Hasan-ı Basrî – Huzur Pınarı, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.huzurpinari.com/evliyalar-ansiklopedisi/hasan-i-basri/
- Hasan al Basri: The Paradigm of Piety and Eloquence – Miftaah Institute, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.miftaah.org/articles/hasan-al-basri-the-paradigm-of-piety-and-eloquence
- Zahidlerin öncüsü Hasan-ı Basri’nin hikmetli sözleri – Galeri – Fikriyat Gazetesi, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.fikriyat.com/galeri/islam/zahidlerin-oncusu-hasan-i-basrinin-hikmetli-sozleri
- İslam Düşüncesinde Kader Tartışmaları – Fikriyat Gazetesi, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.fikriyat.com/yazarlar/ekrem-demirli/2023/05/07/islam-dusuncesinde-kader-tartismalari
- HASAN BASRÎ’NİN KADER RİSALESİ ÜZERİNE BİR İNCELEME * Michael Schwarz (Hayfa) Çev. – isamveri.org, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://isamveri.org/pdfdrg/D02476/2003_3/2003_1_MERTM.pdf
- Havf ve Recâ – Yeni Dünya Dergisi, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://yenidunyadergisi.com/blog/havf-ve-reca
- Hasan-ı Basrî (641-728) – ADEMDER, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.ademder.org.tr/blog/islam-tarihi/islam-%C3%A2limleri/hasan%C4%B1basr%C3%AE641728
- Mutezile mezhebi nasıl doğmuştur ve Ehl-i sünnet’ten ayrılma noktaları nelerdir?, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://sorularlarisale.com/mutezile-mezhebi-nasil-dogmustur-ve-ehl-i-sunnetten-ayrilma-noktalari-nelerdir
- Mutezile Üzerine Kısa Bir Açıklama – İlahiyat – Ferhat ÖZBADEM – KitapHaber, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.kitaphaber.com.tr/mutezile-uzerine-kisa-bir-aciklama-k3160.html
- Irak Fıkıh Ekolü – Vikipedi, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://tr.wikipedia.org/wiki/Irak_F%C4%B1k%C4%B1h_Ekol%C3%BC
- Klasik Dönemde Fıkıh Usûlü, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://islamdusunceatlasi.org/klasik-donemde-fikih-uslu
- Hasan Basrî’den Gelen Silsile, erişim tarihi Eylül 18, 2025, http://mustafaresmiahi.net/abdulkadirgeylani/agsilsilesihb.html
- Hasan El-Basri ve Kelami Görüşleri – benlikitap.com, erişim tarihi Eylül 18, 2025, https://www.benlikitap.com/urun/hasan-el-basri-ve-kelami-gorusleri

Bir yanıt yazın